YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6541
KARAR NO : 2012/12950
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili müvekkil şirketin JFK Hastanesi’nin sahibi olduğunu, şirketin SGK ile … hizmeti satın alma sözleşmesi imzaladığını, ancak … tarafından şirkete 07/02/2011 tarihli yazı gönderildiğini, yazı da şirketin Ercan Akcat, Sedat Yılmaz ve … Ayaz isimli hastalara ait bazı işlemlerin bir kez yapılmasına rağmen iki kez faturalandığını, ayrıca davalının hastanenin her fatura döneminde %30’un üzerinde ilave ücret aldığı gerekçesiyle aralarındaki sözleşmenin bazı maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle, 250.000,00 TL cezai şart uyguladığını, davalı kurumun bazı hastaların operasyonlarının hastanede kayıtlı olmayan hekimler tarafından yapıldığını ve hastanede kayıtlı doktorlar üzerinden kayıt ettirildiğini iddia ederek şirketten 40.000 TL cezai şart ve faiz olarak 12.137,63 TL ödemesini ve bu ödemenin alacaklarından mahsup edileceğini bildiren yazı gönderdiğini, davalı kurumun hak sahiplerinin tedavilerinde kullanılan medikal malzemenin bedelinin Medula sistemine KDVsiz girilmesi gerektiği halde bazı hastaların tedavisinde kullanılan medical malzemelerin KDV’li olarak sisteme girildiğini belirterek şirketten anılan hastalar için fazla ödenen 67.559,10 TL yi müvekkil şirketin alacaklarından mahsup edeceğini belirterek, davalı kurum ile şirket 2012/6541-12950
arasında imzalanan sözleşme gereğince talep edilen 141.145,80 TL ödeme borcunun olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; görev ve yetki itirazında bulunmuş, davanın esas yönünden de reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde yetkili … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 15.06.2007 tarihli olup, HMK.nun 6.maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10.maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında protokol hükümlerine uygun olarak … hizmeti verme sözleşmesi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme, davacı şirketin yerleşim yeri olan … ili Bahçelievler ilçesinde imzalanmış olup sözleşmenin ifa yeri de burasıdır. Bu durumda HUMK’nun 10.maddesi uyarınca mukavelenin icra olunacağı Gaziosmanpaşa mahkemesinde dava açılabilir. Öyle olunca mahkemece işin esası incelenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile Davacı tarafından temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.