YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6559
KARAR NO : 2012/24171
KARAR TARİHİ : 22.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, kendilerine ait taşınmazı üzerinde camii ve Kuran kursu yapılması için davalı vakfa bağışladıklarını, ancak davalının bağışın amacına uygun işlem yapmaması nedeniyle bağıştan rücu ettiklerini ve tapu iptal davası açtıklarını, tapu iptali davasının lehlerine sonuçlanıp 18.7.2006 tarihinde kesinleştiğini, davalı vakfın taşınmaz kendi mülkiyetlerinde iken taşınmazın bir kısım kamulaştırılmasına rağmen bedel artırım davası açmayarak kendilerini zarara uğrattığını, ayrıca taşınmazı otopark olarak kullanılmak üzere kiraya vererek gelir elde ettiğini, bedel artırım davası açmamak suretiyle oluşan zararları ve elde ettikleri kira gelirini kendilerine ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 7.11.2003 tarihinde açtığı tapu iptal ve tescil davası ile bağıştan rücu iradesini ortaya koyduğunu ve tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olduğu, eldeki davanın 1 yıllık süreden sonra açıldığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/6559-24171
Davacının kendisine ait taşınmazı üzerinde camii ve kuran kursu yapılması için 28.12.1983 tarihinde davalı vakfa bağışladığı, ancak bağışlamanın amacına uygun davranılmadığı için bağışlanan taşınmazın tapusunun iptali için 7.11.2003 tarihinde dava açtığı davanın davacı lehine sonuçlanarak 18.7.2006 tarihinde sonuçlandığı ve eldeki davayı da 3.7.2007 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Davada şu anda çözülmesi gereken sorun B.K.’nun 244. maddesindeki bir yıllık sürenin hangi tarihte başladığı hususudur. Davacı her ne kadar bağıştan dönmek istediğini 7.11.2003 tarihinde açtığı tapu iptal davası ile ortaya koymuş ise de bağştan rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ancak açılan ve 18.7.2006 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile saptanmış bulunmaktadır. Salt bağıştan rücu ettiğini davalıya bildirilmiş olması, davacının eldeki davadaki gibi talepte bulunmasına olanak verecek nitelikte olmayıp, ayrıca bağıştan rücu koşullarının oluşup oluşmadığınında saptanması gerekir. Davaya konu olayda bağıştan rücu koşullarının var oludğu 18.7.2006 tarihinde kesinleşen mahkeme kararıyla belirlenmiş olup, davacı ancak bu tarihten itibaren talepte bulunma hakkına sahiptir. Eldeki dava ie 3.7.2007 tarihinde tapu iptal davasının kesinleşme tarihi olan 18.7.2006 tarihindeh itibaren 1 yıllık süre geçmeden açıldığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.