Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6594 E. 2012/24174 K. 22.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6594
KARAR NO : 2012/24174
KARAR TARİHİ : 22.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı banka, davalının kendilerinden kullandığı krediye karşılık taşınmazına ipotek konulduğunu, davalının borcunu ödemeyince aleyhine icra takipi yaptıklarını, ancak davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kredi hesabını kat etip davalıya ihtar gönderdiği, ancak icra takibinin daha önceki bir tarihte yapıldığı, davalının temerrüde düşürülmeden icra takipi yapılamıyacağı gerekçesiyle davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra iflas Kanununun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksızlığının yanısıra alacaklının aynı zamanda kötüniyetli olarak takip yapması gerekir. Bir başka anlatımla kötüniyetli olmayan veya bu husus ispatlanamayan alacaklı aleyhine salt haksız olması nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Eldeki davada, davacı alacaklının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu itibarla davacı
2012/6594-24174
aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu husus gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.