YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/73
KARAR NO : 2012/15426
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait taşınmaz içinde bulunan ağaçların kesim hakkını 4.000.00.TL’ sı peşin, kalanı 4 taksit halinde verilecek çek karşılığı ödenmek üzere toplam 24.000.00.TL bedel karşılığında anlaştıklarını ancak davalılara ait yerin 1/2′ sinin ormana terk edilmesi nedeniyle buradaki ağaçların kesiminin yapılmaması nedeniyle iade edilmesi gerekli olan bedelden kalan 8.500.00.TL’ nın tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalıların haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın kabulü ile diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme, 22.08.2011 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesi ekinde Av. …’ ın davalı … vekili olduğunu gösterir vekaletname sunulmaması ve temyiz dilekçesinde Av. …’ ın imzasının bulunmaması nedeniyle davalı …’ in temyiz talebinin reddine karar vermiş olup, davalı … bu kararı da süresinde temyiz etmiştir. Mahkeme her ne kadar vekaletnamenin bulunmaması ve temyiz dilekçesini sunan vekilin imzasının dilekçede bulunmaması gerekçesi ile temyiz talebini reddetmiş ise de; Mahkemece öncelikli olarak davalı … vekili 2012/73-15426
olarak temyiz dilekçesi sunan Av….’ a vekaletnamesini sunması ve temyiz dilekçesindeki imza eksikliğinin giderilmesi için süre verilmesi gerekirdi.Ne var ki bu eksikliklerin süre verilmeden giderilmiş olduğu dosya kapsamı ile sabit olmasına göre mahkemece verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Davalı …’ in temyiz istemi yönünden; Davacı yargılama sırasında davalılarla yaptıkları sözleşmeye istinaden 19.000.00.TL’ ya nihai olarak anlaştığını ve ayrıca davalı …’ ya 1.000.00.TL verdiğini ancak sözleşme gereğince kesmesi gereken ağaçların bulunduğu arazinin orman sınırlarına alınması nedeniyle bu alanlardan kesim yapamadığını kendisine iade edilen 2.000.00.TL’ nın dışında 8.500.00.TL daha iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini ve bunun tahsili için icra takibi yaptığını ileri sürmüştür. Davalı … ise 20.000.00.TL’ ya anlaştıklarını ancak davacının 18.000.00.TL ödediğini ancak sonradan 2.000.00.TL’ yı iade ettiğini davacıınn yeterince kesim yaptığını ayrıca kesim yapılmayan alanın çok az olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı …’ nın arazilerinden ağaç kesilmesi için davacıdan iade edilen 2.000.00.TL’ dan sonra nihai olarak 16.000.00.TL alındığı kabul edilmiştir. Bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı … yönünden usuli kazanılmış hak niteliğini almıştır. Mahkemece, davacı ile davalı … arasında imzalanan sözleşmede belirtilen alanda kesilmesi kararlaştırılan ağaçlar ile tarafların ormana girmesi nedeniyle kesim yapılamadığını belirttikleri alanın belirlenmesi ve buna göre kesim yapılamamış alandan dolayı iade edilmesi gereken bedel olup olmadığının mahallinde uzman bilirkişi veya bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3. Kaldı ki, …’ in yargılama sırasında öldüğü düşüncesi ile mirasçıları olan diğer davalılar davaya dahil edilmişlerse de; Davalı …’ in 09.12.2010 tarihinde açılan davadan hatta 21.06.2010 tarihinde başlatılan icra takibinden önce 23.05.2009 tarihinde vefat ettiği ve bu durumun icra takibi sırasında İcra Müdürlüğü tarafından farkedilerek 30.07.2010 tarihinde ölü kişi aleyhine takip yapılamayacağı gözönünde bulundurularak takibin … yönünden işlemden kaldırılmasına karar verildiği ancak davacının buna rağmen davalı …’ i de davalı olarak göstererek itirazın iptali davası açtığı dosya kapsamı ile sabittir. Vefat eden kimsenin taraf ehliyeti bulunmadığından sonradan aleyhine dava açılması mümkün değildir. Ayrıca davalı …’ nın takip tarihinden önce vefat ettiği İcra 2012/73-15426
Müdürlüğü tarafından dikkate alınarak takip … yönünden işlemden kaldırıldığına göre davacının davalı …’ yı taraf göstermesinde de hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu hususlar gözönünde bulundurularak davalı … yönünden davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususların dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ in temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA peşin alınan 167,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.