Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/7306 E. 2012/11138 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7306
KARAR NO : 2012/11138
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan … arasında ferdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalıların da müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu, davalının kullandığı taşıt kredisi taksitlerini ödenmemesi üzerinde davalılar aleyhine … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2002/14151 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı asıl borçlu ile kefiller imzalanan sözleşmede kredi ve kefalet limitinin gösterilmediğini, taksit ödemelerine ilişkin bölümün sözleşmeye sonradan eklendiğini ve borcun doğmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ile davalı …’nun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı banka, kullandığı kredi borcunu ödemeyen davalı asıl borçlu … ile diğer davalı kefiller aleyhinde, alacağın tahsili için icra takibinde bulunmuş, davalı kefiller ise sözleşmede kefalet limitinin
2012/7306-11138
gösterilmediğini, sözleşmedeki taksitlere ilişkin ödemelerin ise sonradan eklendiğini ve böylece borcun doğmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı kefillerin, davalı …’nun davacı banka ile düzenlediği kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladıkları uyuşmazlık konusu değildir. BK. 484 maddesi uyarınca kefilin sorumluluğu, kredi sözleşmesinde belirlenen kefalet limiti ile kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından ibarettir. 15.07.1993 tarihli kredi taahhütnamesinde davalıların kefil olarak imzası bulunmakta ise de sözleşmede her hangi bir şekilde kefalet limiti ve kredi limiti gösterilmemiştir. Bu yön taraflar arasında ihtilafsız olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Ödenecek kredi taksitlerini gösteren listenin ise sonradan eklendiği olağan bir uygulama değildir. Sonradan eklenen bu yazılara itibar edilerek davalı kefillerin borçtan sorumlu tutulmasına olanak yoktur. Bankanın tek taraflı olarak düzenlediği bu belgede yazılı taksit miktarının toplamlarının kefalet limiti olarak kabul edilmesi ve davalı kefillerin bu miktardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Yasanın aradığı anlamda geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığından bahsedilemez. Geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığına göre mahkemece, davalı kefiller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı …’nun temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalılar … ve …yararına BOZULMASINA, 1.869.45 TL onama harcının davalı …’ndanm alınmasına, peşin alınan 670.15 TL. temyiz harcının istek halinde …, … ve …’a iadesine, 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.