Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/7926 E. 2012/13505 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7926
KARAR NO : 2012/13505
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin dava dışı arsa sahipleri ile anlaşarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması hususunda tarafları buluşturup ikna ederek tellallık hizmeti verdiğini, karşılığında davalı firmanın 20.2.2006 tarihli sözleşme ile inşaatlar yapılıp bittiğinde bir dairenin verilmesinin kararlaştırıldığını, inşaatların tamamlanarak alacağının muaccel hale gelmesine rağmen dairenin verilmediğini bildirerek bir adet dairenin kendisine verilmesine, olmadığı takdirde dairenin rayiç bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı inşaat firmasının dava dışı arsa sahipleri ile anlaşarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması hususunda tarafları buluşturup ikna ederek tellallık hizmeti verdiğini, davalı ile imzalanan sözleşme çerçevesinde yapılan inşaattan bir daire verilmesinin kararlaştırıldığı halde verilmemesi nedeniyle daire Ya da rayiç bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, bir kısım parsellerde arsa sahipleri ile anlaşma imzalanmadığını, bir kısmında ise davacının hiçbir hizmetinin bulunmadığını, inşaat yapamamasının kendi kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.2.2006 tarihli sözleşme içeriğine göre, davacı ve dava
2012/7926-13505
dışı iki kişiyle birlikte arsa sahipleri ile davalı firmanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamasının sağlanacağı, bu hizmetleri karşılığı, inşaat yapılırsa birer daire verilmesi, aksi halde, kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanan her parsel için davacı ve dava dışı diğer iki tellal ile birlikte 10.000’er TL ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, sözleşme konusu parsellerin bir kısmı ile ilgili olarak bazı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanamadığı, bir kısım parseller bakımından hiç hizmet verilmediği, 11162/3, 11161/1 ve 3, 11149/7 sayılı parseller için kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, bunlar için davacıya 10.000 TL lik ödeme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki hizmet bedeli olarak taahhüt edilen taşınmazların devrine ilişkin sözleşmenin resmi olarak yapılmaması nedeniyle geçersizdir. Ancak sözleşme kapsamına göre, kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanan her parsel için davacı ve diğer tellallar için 10.000 TL ödemesi kararlaştırıldığına göre, davacı edimini bu sözleşmeye göre ifa etmiş sayıldığı her taşınmaz için verilecek 10.000 TL den hissesine düşecek miktarı talep hakkına sahiptir. Mahkemece davacının hizmet bedeli karşılığı daire olmadığı takdirde rayiç değerinin istendiği, bunun koşularının oluşmadığı, sözleşmesinin 4.maddesine göre, daire verilemediği takdirde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanan her bir taşınmaz için verilecek 10.000 TL den hissesine düşen bedel ile ilgili olarak da bir talepte bulunulmadığı gerekçesi ile bakiye hizmet bedeli alacağı hakkında hüküm kurulmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı eldeki davayı tellallık hizmet bedelinin tahsili için açtığına göre, taşınmaz devri ya da rayiç bedeli talebi taşınmaz devrine ilişkin sözleşme resmi şekil kuralına uyulmadığı için geçersiz olmakla birlikte, verdiği hizmet bedelinin karşılığı olarak, sözleşmenin 4.maddesinde kararlaştırılan ücretten hissesine düşen kısımdan bakiye kalan alacağının hesaplanarak (çoğun içinde azında olacağı ilkesi gereği)tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.5 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.