Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/8754 E. 2012/24810 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8754
KARAR NO : 2012/24810
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı avukat olup, davalının alacaklı olduğu iki senedi tahsil etmek için davalının vekilliğini üstlenip borçlu aleyhine iki adet icra takibi yaptığını, ancak davalının karşı tarafla anlaşarak senet bedellerini tahsil etmesine rağmen kendisine avukatlık ücreti ödemediği gibi kendisini haksız olarak azlettiğini, ücretinin tahsili için yapılan icra takibinede itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacının yakın dostu olduğunu, her iki senedi 650-700 TL masraf verilmesi karşılığında icradan tahsil edeceğinin söylendiğini, senetleride tahsil etmediğini, azlin haklı nedenlere dayandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmiş, azlin haksız olduğu, icra takiplerinin tahsil edilebilir aşamaya geldiği gerekçesiyle 13.137,62 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, davalı aleyhine yaptığı ücret alacağının tahsiline ilişkin icra takibi ile 15710 TL talep ettiği anlaşılmış olup, hükme esas bilirkişi raporundan
davacının 6.727,78 TL akdi vekalet ücreti ile 6.413,84 TL karşı taraf vekalet ücreti isteyebileceği bildirilmiş, mahkemecede 13.137,62 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmakla, karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmiş bulunulmaktadır. Ne var ki, davacı cevaba cevap dilekçesinde açıkça davalıdan talep ettiği miktarın yasal ücret olduğunu bildirmiş olup, davacının bu beyanı kendisini’ bağlayıcı niteliktedir. Hal böyle olunca davacının ancak yasal vekalet ücretini isteyebileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, yasal vekalet ücreti dışındaki talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.