Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/8817 E. 2012/15074 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8817
KARAR NO : 2012/15074
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının hakkında icra takibi yaptığını, takipten haciz esnasında haberdar olduğunu, davalı ile aralarında bir akti ilişki bulunmadığını, buna rağmen davalının takip talebinde alacak nedeni olarak 24.07.2010 tarihinde teslim edilen 22.820 Kg buğday ve 6.780 Kg çavdar bedelini gösterdiğini, takip öncesi temerrüde düşmediği halde faiz istendiğini belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; cevap dilekçesi sunmamış, yargılamalar esnasında davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, açılan davanın kabulü ile Davacı …’nın … 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2841 E. Sayılı takip dosyası kapsamında davalı-takip alacaklısı …’a borçlu olmadığının tespitine, Davalı-takip alacaklısının icra takibinde haksız olduğu kanaatine varıldığından; icra takibine konu asıl alacak miktarı olan 13.000,00 TL’nin %40’ı olan 5.200,00 TL tazminatın davalı takip alacaklısı …’dan alınarak davacı-takip borçlusu …’ya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/8817-15074
2-İİK 72/5 maddesi, Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talep üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının 2.bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm bölümünde yer alan “Davalı-takip alacaklısının icra takibinde haksız olduğu kanaatine varıldığından; icra takibine konu asıl alacak miktarı olan 13.000,00 TL’nin %40’ı olan 5.200,00 TL tazminatın davalı-takip alacaklısı …’dan alınarak davacı-takip borçlusu …’ya ödenmesine” kısmının hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 197.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.