YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9061
KARAR NO : 2012/14153
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ,davalılardan … Otomotiv AŞ.den satın aldığı yeni aracının sürekli arıza yapması ve arızanın giderilmemesi nedeniyle,ayıpsız yenisi ile değişimi ,olmadığı takdirde satış bedelinin tahsili ve kredi ödemelerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacının ihtiyati tedbir isteği 6.7.2011 tarihli celsede kabul edilerek ,kredi ödemelerinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmiş,bu ihtiyati tedbir isteğine karşı davalılardan … Tüketici … AŞ tarafından HMK 394/5.maddesi hükmü geriği temyiz edilmiştir.
1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 391/4 maddesi 1086 sayılı HUMK’nun 101 ve takip eden maddelerindeki ihtiyati tedbirle ilgili öngörülen düzenlemelerden ayrılarak değişik hükümlere yer verilmiştir. İhtiyati tedbir isteğinin reddine dair veya kabulüne dair karara itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yolunun açılmış olması, öncelikle incelenip, kesin olarak karara bağlanması hususları detaylı şekilde düzenlenmiştir. (6100 sayılı HMK. 391/3 Md.) Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. … Özekes) Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Somut olayda ,dosya kapsamından kredinin araç kredisi olarak kullandırıldığı veya bağlı kredi olduğu hususları da anlaşılamamaktadır.
Nitekim 6100 sayılı HMK’nın onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389.madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlar da duraksamaya yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür vazedilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi HMK’nun 394/5’ne aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.