Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9109 E. 2012/13964 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9109
KARAR NO : 2012/13964
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı …, … Üniversitesi Hastanesi Anestezi Bölümünde 02.01.2006-28.02.2006 tarihleri arasında tedavi gören …’in tedavi giderinin ödenmemesi üzerine 28.02.2006 tarihli, tedavi bedelini gösteren senet başlıklı belgenin davalı tarafından imzalanmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, davalı hakkında başlattıkları haksız icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, Bağ-Kur’lu olan babasının davalıya ait hastanede tedavi görerek, bu hastanede vefat ettiğini, tedavi giderlerinin Bağ-Kur tarafından ödenmesi gerekirken davacının bu yola başvurmayarak cenazeyi almak için gittiklerinde hastane yetkililerinin, yaşadıkları acı ve üzüntü ile müzayaka halinde olmalarından istifade ederek senet imzalattıklarını, cenazeyi alabilmek için bu senedi imzalamak zorunda kaldıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, vefat eden Rıskı’nın tedavi ücretinin Bağ-Kur’dan tahsili imkan dahilindeyken cenaze alınırken müzayaka halinde davalıya senet imzalattırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tedavi giderlerinin tahsili için düzenlenen senet bedelinin davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Mahkemece tedavi ücretinin Bağ-Kur’dan tahsili imkanı olduğu halde, cenaze alınırken
2012/9109-13964
müzayaka halinde olan davalıya senet imzalattırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı hastanede tedavi gören Rıskı’nın tedavisi sırasında davacı hastane ile Bağ-Kur arasında sözleşme(protokol) ilişkisi olup olmadığı, alacağın Bağ-Kur’dan tahsil edilebilirliği hususunda araştırma yapılmadan, vefat eden Rıskı’nın Bağ-Kur’lu olduğu gerekçesiyle tedavi giderlerinin Bağ-Kur’dan tahsil edilebileceği kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, vefat eden Rıskı’nın tedavisi sırasında davacı hastane ile Bağ-Kur arasında protokol ilişkisi olup olmadığı, alacağın dava dışı Bağ-Kur’dan tahsil edilebilirliği konusunda aralarında tıp doktorunun da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 30.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.