YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9415
KARAR NO : 2012/11589
KARAR TARİHİ : 27.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Turkcell iletişim firmasına ait hattının bulunduğunu, bu hatta ilişkin Gold müşteri sıfatında bulunduğunu, hal böyle iken davalı tarafından 532,70 tl fatura bedelinin tarafına tahakkuk ettirildiğini, ancak bu işleme ilişkin hiçbir şekilde paket değişikliği vb. işlem yapmadığını, hiçbir sözleşme imzalamadığını, bu durum itibarıyla kapalı bulunan hattının borçtan sonraki iki ayrı ay içerisinde fatura bedelinin gönderilmesi üzerine tahakkuk edilen ve haksız yere borçtan sonra gönderilen 2 ayrı ay fatura bedelinin geri iadesi için … Yakutiye Tüketici Hakları Hakem Heyetine başvurarak gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, bu talebinin kabul edildiğini, bu kararın gözönüne alınarak davalı tarafından toplam 2.000 tl olan alacağın yasal işleyecek faizi ile birlikte alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile; 1.792,34 TL’nin dava tarıhinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381, 388. ve 389. maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 388. maddesinin son fıkrası ile “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar 2012/9415-11589
edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü getirilmiştir. Bu nedenle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmamalıdır. Somut olayda, mahkeme gerekçe kısmında ‘Davalının davacıdan 207,66 TL fazla tahsilat yapmış olduğu anlaşıldığından bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin davasını ispat edemediğinden… reddine karar vermek gerektiğini’ belirtmiş fakat hüküm kısmında ise davacının yapmış olduğu 2.000 TL ödemeden, bilirkişi raporunda belirtilen 207,66 tl( KDV hariç) fazla tahsilat yapmış olduğu anlaşıldığından bu borcun mahsubu ile kalan 1.792,34 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine’ karar vermiştir. Bu çelişki HUMK.’nun 388 ve devamı maddeleri gereğince aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 48,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.