Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9678 E. 2012/16184 K. 20.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9678
KARAR NO : 2012/16184
KARAR TARİHİ : 20.06.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 15.04.2008 tarihli sözleşme ile davalıdan daire satın alıp bedeli olan 650.000 doları KDV dahil olarak ödediğini, 13.04.2009 tarihinde de tapusunu aldığını, sözleşme tarihinde 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %18 olduğunu, ancak 16.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 13.3.2009 tarihli ve 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 15.6.2009 tarihine kadar uygulanmak üzere net alanı 150 m2 ve üzeri konutlarda KDV oranının % 8 olarak belirlendiğini, davalının fatura düzenlediği 31.03.2009 tarihinde KDV oranının %8 olmasına rağmen kendisinden %18 oranında KDV alındığını, davalının %10 oranına tekabül eden 55.084,75 doların iadesi gerektiğini ileri sürerek 55.084,75 dolar KDV farkının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmede bedelin KDV dahil 650.000 dolar olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin götürü olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 55.084,75.-USD’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddine,
2012/9678-16184
2-Davacı %10 KDV farkı olan 55084,75 USD’nin davalı şirketin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemekte olup, davacının davalıya gönderdiği … 10. Noterliğince düzenlenen 20.04.2009 tarihli ve 10289 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya 24.04.2009 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İhtarnamede belirtilen ödeme süresi dikkate alındığında BK. 101. maddesinde öngürüldüğü şekilde 27.04.2009 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü sabittir. O halde Mahkemece, dava konusu alacağa 27.04.2009 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki (dava tarihinden) kelimelerinin karardan çıkartılarak, yerine aynen (27.04.2009 tarihinden) kelime ve rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.005.00 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, 20.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.