Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9680 E. 2012/20128 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9680
KARAR NO : 2012/20128
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket, mülkiyeti davalıya ait olan işyerini, 01.06.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile iki yıllığına kiraladıklarını, ancak ekonomik sıkıntıya düşmeleri nedeniyle başlatılan icra takipleri sonucunda, işyerindeki tüm makinelerin haczedilerek muhafaza altına alındığını, bunu fırsat bilen davalı tarafından kiralananın dava dışı … … A.Ş.’ne 01.09.2007 tarihinde kiraya verildiğini, buna rağmen kendileri hakkında da, bir yıllık kira bedelinin tahsili için takip yapıldığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, %40 tazminata ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile 01.06.2007 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesinin mevcut olduğunu, sözleşme gereğince ilk yılın kira bedelinin 30.10.2007 tarihinde ödenmesi gerekirken ödenmediğini, bu nedenle takip başlattığını, davacı tarafından kullanılan taşınmazın, yine davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda 01.01.2008 tarihinde dava dışı … … A.Ş.ne kiraya verildiğini, davacının da bu şirkette ortak olduğunu savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.6.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin mevcut olduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, davacı şirket, kiralananı tahliye etmiş olmalarına ve davalı tarafından da 1.9.2007 tarihinde aynı yerin başka bir şirkete kiraya verilmiş olmasına rağmen, bir yıllık kira bedelinin ödenmediğinden bahisle başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadıklarını ileri sürmüş, mahkemece de davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Ne var ki davalı tarafından davacı şirket hakkında, 1.6.2007 ile 1.6.2008 tarihleri arasını kapsayan bir yıllık toplam 20.160,00 TL kira bedelinin tahsili istemiyle takip başlatılmış olup, her ne kadar davacı, 1.9.2007 tarihinde kiralananın başkasına kiralandığını ispat edememişse de, davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde, 1.1.2008 tarihi itibariyle kiralananın ayrı bir tüzel kişilik olan dava dışı … … A.Ş.ne kiraya verildiği açıkça kabul edilmiş olduğundan, davacının bu tarihten sonraki kira bedelinden sorumlu tutulamayacağı, başka bir ifade ile davacının ancak 1.6.2007 ile 1.1.2008 tarihleri arasındaki kira bedelinden sorumlu olduğu, buna karşılık 1.1.2008 ile 1.6.2008 tarihleri arasındaki kira bedelinden ise sorumlu tutulamayacağı göz ardı edilerek, davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 Tl temyiz harcın istek halinde iadesine, 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.