Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/11680 E. 2013/31921 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11680
KARAR NO : 2013/31921
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, muris eşinin sağlığında davalı bankadan 2006 ve 2007 yıllarında iki ayrı tüketici kredisi kullandığını, sözleşme düzenlenirken hayat sigortası yapılmasına ilişkin bölümün olumlu veya olumsuz olarak işaretlenmediğini, murisinin olumlu yada olumsuz beyanının alınmamasnda davalı bankanın kusurlu olduğunu, muris eşinin vefatı üzerine hayat sigortası yapılmadığından kalan taksitleri kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek ödenen kredi taksitleri toplamı olan 15.514.20.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının murisi tarafından tüketici kredisi sözleşmesi imzalanırken sözleşme metninde yer alan hayat sigortası düzenlenip düzenlenmeyeceği maddesinin davalı bankanın kusuru ile müşterisini uyarma yükümlülüğüne rağmen doldurulmadığı, gerekli uyarı yapılsaydı hayat sigortasının düzenlenebileceği ve bu şekilde ölüm halinde borcun sigorta tarafından karşılanacağı, müşterinin mirasçılarının borcu ödemek zorunda kalmayacağı, bankanın hafif kusurdan bile sorumlu olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Hayat sigortası yaptırmak ihtiyaridir ve bu husus tüketicinin insiyatifine bırakılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, Davacının muris eşinin,
2006 ve 2007 yıllarında kullandığı tüketici kredisi başvuru bölümünde yer alan “hayat sigortası yaptırmak istiyorum” yazısı bölümünü işaretlemediği için davalı banka tarafından hayat sigortası yaptırılmadığı, davacının muris eşinden de bu yönde hayat sigortası priminin tahsil edilmediği bu nedenle davalı bankaya herhangi bir kusur izafının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken az yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmin davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.