Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/18827 E. 2013/31639 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18827
KARAR NO : 2013/31639
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : … Elektrik A.Ş. vekili Avukat H. Boran Yılmaz

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; … Milli Parkı sorumluluk alanı içerisinde kalan ormanlık saha üzerinde enerji nakil hattı yapımı için …’a kullanım izni tesis edildiğini, bu saha ile ilgili işletme hakkının 13/03/2008 tarihi itibariyle davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye devredildiğini ve taraflar arasında devir sözleşmesi yapıldığını, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak davalı tarafça idareye sadece 3.560,48 TL’lik bir ödeme yapıldığını, bu ödeme düşülerek, izin bedeline ilişkin olarak yapılan hesaplama sonucunda ilgili şirketin 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kullanım bedellerini ve bu bedeller üzerine işletilen gecikme faizi olarak idareye 72.896,30 TL.’lik bir borcu bulunduğunu, gecikme zammı ve faiz hesabına ilişkin tablonun dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulduğunu, davalı şirkete bedelin ödenmediğine ilişkin çizelgenin ihtarname ile tebliğ edildiğini, buna rağmen talep edilen bedellerin davalı tarafça ödenmediğini belirterek; 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ait tahsis bedelinin 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama esnasında ise 15/08/2008 tarihinden evvel izin bedellerinden … Muğla Müessese Müdürlüğü … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin sorumlu olduğunu belirterek … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı; izin bedelinin hesaplanmasına dair yönetmelik hükümlerinin kendileri hakkında uygulanamayacağını zira kendileri tarafından bir taahhüt senedi imzalanmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davalı … hakkında açılan davanın HMK’nun 114/1-g ve 115/2’nci maddesi uyarınca usulden reddine, davalı … A.Ş. hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin ormanlık saha üzerinde yer alan enerji nakil hattı nedeni ile 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kullanım bedellerinden ve bu bedeller üzerine işletilen gecikme faizinden sorumlu olduğunu belirterek tahsilini istemiştir. Mahkemece yargılama esnasında aldırılan bilirkişi raporuna atıf ile “kullanım bedellerinin hesaplanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerinin gerçekleşen somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, tahsis bedellerinin, dosyada mübrez 05/11/1984 tarihli taahhüt senedinin 7’inci maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, bu düşünceyle yapılan hesaplama neticesinde, 2008, 2009 ve 2010 yılları itibariyle davalı kurumların, davacı tarafa arazi tahsis bedeli borcu bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım bedellerinin hesaplanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerinin gerçekleşen somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanmayacak ise kullanım bedellerinin ne şekilde belirleneceğine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre, yönetmelik hükümlerinin uygulanması için gerekli bulunan izin lehdarının talebi ile buna bağlı olarak yeni taahhüt senedi düzenlenmesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, hal böyle olunca tahsis bedeline ilişkin hesaplamanın taraflar arasındaki 05/11/1984 tarihli taahhüt senedine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki, 05/11/1984 tarihli taahhüt senedinin 7/a maddesinde, ilk 5 yıl için yıllık arazi tahsis bedeli belirlendikten sonra, sonraki yıllar için tahsis bedelinin gayrimenkul kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacağı belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece tahsis bedelinin tespitine esas olmak üzere, taahhüt senedinde işaret edilen artış oranları ilgili yerlerden temin edilerek, yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, Bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.