Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/5228 E. 2013/13933 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5228
KARAR NO : 2013/13933
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, … ın kaybettiği ehliyetini kullanarak, kendisini kefil gösterip yerine sahte imza atarak kredi kartı aldığını, sahte belgelerle aldığı kredi kartını kullanıp borcunu ödemediğini, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, maaşından bu borç nedeniyle 1.181.00 TL kesinti yapıldığını, borcunun bulunmadığını ve kredi kartı sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve maaşında yapılan kesintinin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kredi kartı başvurusu yapan …’ın kefil olarak davacıyı gösterdiğini, kredi kartı borçlarının ödenmemesi nedeniyle davacı ve … hakkında icra takibi yapıldığını ve kefil olan davacının maaş hesabının tespit edilerek tahsilat gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı borçlu olmadığının tespitine ve yapılan tahsilatın istirdadına karar verilmesi için eldeki bu davayı açmıştır. Davalı davanın haksız olduğunu savunmuştur. Yapılan 2013/5228-13933
yargılama sonucunda davanın kabulüne ve 1.181.00 TL’nin istirdadına karar verilmiştir. Davalı, davacı hakkında 23.01.2003 tarihinde 902.256.573 TL asıl alacak ve ve ferileri ile birlikte toplam 1.180.467.355 TL’nin tahsili için icra takibi yapmıştır. Her ne kadar davacı 10.107.35 TL borçlu olmadığının tespiti istediğini beyan etmişse de hakkında yapılan takibin ve tahsil edilen paranın miktarı belirlidir. Davacı tarafından 10.107.35 TL borçlu olmadığının tespiti talep edilmişsede talep edilen bu miktar üzerinden harç da yatırılmış değildir. Takip ve istirdat miktarına göre dava değeri belirli olup görevde bu miktar gözetilerek belirlendiğinden kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine nispi vekalet ücretinin bu miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilmesi gerekir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesindeki ‘nispi avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen maktu ücretten az olamayacağı’na dair düzenlemenin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 2011/321 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu kapsamda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde değişikliğe gidildiği de gözönüne alındığında somut uyuşmazlıkta mahkemece AAÜT’nin 12/2 maddesine göre 400 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacının beyanı üzerine 10.107.35 TL üzerinden 1.212.88 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 5.bendindeki “1.212.88 TL” ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine ” 400 TL” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.