Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/11737 E. 2014/41025 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11737
KARAR NO : 2014/41025
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı banka ile yaptığı tüketici kredi sözleşmeleri ile 14 ayrı kredi kullandığını, bu kredinin kullanımı sırasında kendisinden haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek,1.250 TL’nin kesinti tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında yaptığı ıslah talebi ile talep miktarını 2.745 TL ye çıkarmıştır.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, 2.745 TL’nin her bir kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.250,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini istemiş, yargılama aşamasında talebini ıslah suretiyle arttırarak, toplam 2.745 TL’ye çıkartmıştır. Mahkemece alacağın her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi(eski BK 101/son) uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda 2014/11737-41025
davacı tarafından dava öncesine ait davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte yapılmış bir ihtar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan eldeki davada kısmi ıslah söz konusu olup, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağın 1.250 TL’lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısma ıslah tarihi olan 11.09.2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına kesinti tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün ikinci fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine aynen “Dava konusu 2.745,00TL’nin, 1.250,00 TL’lık kısmına dava, bakiyesine ise ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.