YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11809
KARAR NO : 2014/37825
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2013/2668-2013/1304
Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kuşadasında bulunan devre tatil tesislerinde, davalı şirket elemanlarınca aldatıcı vaad ve taahhütler ile psikolojik baskı uygulanarak 05.06.2005 tarihinde 99 yıllığına 7.500TL bedelle “C.. P.. Devre Tatil Sözleşmesi” adı altında devre tatil sözleşmesi imzalandığını, tatil hakkını kullanmadığını, tanıtım sırasında tatil hakkı kullanmadığı sürede aidat alınmayacağının söylenmesine rağmen daha sonra kendisinden aidat istenildiğini, bu durumun güvenini sarstığını, 01.04.2013 tarihinde caydığına dair ihtarname gönderdiğini, bu nedenlerle fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile ödediği sözleşme bedelinin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının tesisi görerek sözleşmeyi imzaladığını, kapıdan satışın söz konusu olmadığını, süresinde cayma hakkını kullanmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kendisine psikolojik baskı yapıldığını ve sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini ispatlayamadığı, tarafların sözleşmeyi benimsemiş kabul edilmesi gerektiği, sözleşmenin imzalandığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki yaklaşık 7 yıllık sürede sözleşmenin askıda olduğundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tesadüfen Kuşadasında bulunduğu esnada, Kuşadasında bulunan devre tatil tesislerinde, davalı şirket elemanlarınca aldatıcı vaad ve taahhütler ile psikolojik baskı uygulayarak 05.06.2005 tarihli devre tatil sözleşmesini imzaladığını, ancak tatil hakkını hiç kullanmadığını belirterek, sözleşmenin feshi ile ödemiş olduğu bedelin iadesi istemiyle eldeki davayı açmış; davalı ise devre tatil sözleşmesinin kapıdan satış şeklinde yapılmadığını, davacının tesisleri bizzat görerek sözleşmeyi imzaladığını savunmuştur.
Davacı ile davalı arasında imzalanan devre tatil sözleşmesinde devre tatile konu tesisin, .. ada .., .. parsel üzerinde bitmiş, .. parsel üzerinde yapımı bitmiş tesis olduğu açıklanmıştır. Dairemize ulaşan dava konusu tesise ait benzer dosyalara ibraz edilen Kuşadası Belediyesi’nin yazısına göre, .. ada .. parsele 25.09.2002 tarihli 189 sayılı yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği ancak 166(eski 146) ve .. parsellere yapı kullanma izin belgesi düzenlenmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacının yapı kullanma izni bulunmayan, dolayısıyla kullanıma hazır olmayan, sözleşme şartlarını taşımayan tesiste tatil hakkını kullanma ve sözleşmeyi ayakta tutma zorunluluğunun bulunmadığı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı değerlendirmeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.