YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12469
KARAR NO : 2015/18111
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, internet bankacılığı şifresi kırılarak 08/01/2007 tarihinde hesabından 6.900,00-TL tutarındaki parasının davalı bankanın … sahte kimlik düzenlenerek dava dışı 3. kişi adına açılan hesaba aktarıldığını ve aynı gün sahte olarak açılan hesaptan bu paranın çekildiğini, bu olayda kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, şifre ve parolanın kendisinin herhangi bir kusuru olmadan bankanın güvenlik şifresi kırılarak ve geçici şifrenin ise başka bir telefon hattına gelmesinin sağlanarak gerçekleştirildiğini belirterek, 6.900,00TL değerindeki alacağının olay tarihi olan 08/01/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı banka, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 6.900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-25.11.2013 günlü ilam temyiz eden davalı tarafa 16.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve temyiz dilekçesi 03.02.2014 tarihinde verilmiştir. 3156 sayılı Yasanın 20.maddesiyle değiştirilen HUMK.nun 432/1 maddesi uyarınca yasanın yürürlüğe girdiği 6.4.1985 tarihinden itibaren verilen kararlarda temyiz süresi 15.gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve esas 1989/3. karar 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı, 6.900,00-TL’nin hesabından haksız olarak çekildiği 08/01/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu alacağın haksız fiil tarihi olan 08/01/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.’nun 370/2. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. bendinde yazılı “..dava tarihinden” sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine “haksız fiil tarihi olan 08/01/2007 tarihinden” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.