YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12520
KARAR NO : 2015/4998
KARAR TARİHİ : 19.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalıya ait olan taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın yapı denetim işini davalı ile yapılan 28.7.2003 tarihli yapı denetim sözleşmesi uyarınca üstlendiğini, üzerine düşen görev ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının 7.7.2003 tarihinde 3.471,00TL 29.3.2004 tarihinde 10,00TL ve 18.11.2005 tarihinde ise 320,00TL dışındaki ödemelerini yapmadığını, dava konusu yapının, başlama süresi ile 5 yıl içinde bitirilememesi nedeniyle sözleşmenin herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın kendiğinden 28.7.2008 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple inşaatın bitmeyen kısmı için kendisinin herhangi bir denetim görevinin kalmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan inşaatla ilgili olarak yapı denetim hizmet bedelinin şimdilik 9.000,00TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 03/01/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 34.402,26 TL olarak artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah talebi ile birlikte kabulüne, 34.402,26TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen miktarın 9.000,00TL’sine dava tarihinden, 25.402,26TL’sinin ıslah tarihi olan 03/01/2013 tarihinden itiraben yasal yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada sözleşme uyarınca davalıya verdiği yapı denetim hizmeti karşılığı ücretinin tahsilini istemiş; davalı ise, her türlü sorumluluğun müteahhite ait olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş; mahkeme, dosyaya kazandırılan 20.12.2012 tarihli ek bilirkişi raporuna dayanarak, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükme esas alınan, anılan bilirkişi raporu incelendiğinde, davacının tek taraflı hazırlamış olduğu hakediş raporunun esas alındığı görülmüştür. Oysa ki, bu raporda davalının imzası olmadığına göre, davalıyı bağlamaz. Hal böyle olunca, mahkemece belediyeden ve ilgili yerlerden, davacı şirketin binanın hangi seviyesine kadar denetim hizmeti verdiğine ilişkin tüm kayıt ve belgeler getirtilmeden ve bu belgelere dayanılmak suretiyle hizmet alacağı hesabı yaptırılmadan, hüküm tesisi eksik incelemeye matuf olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 587,50 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.