Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/13418 E. 2015/10007 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13418
KARAR NO : 2015/10007
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Adapazarı’nda inşaa edilen Ayçiçeği Vadisi Konutlarından daire satın aldığını, 21.2.2011 tarihinde teslim edilen dairede pek çok ayıp ve eksik işler bulunduğunu, bu durumu konut teslim föyünde belirterek, taşınmazı ihtirazi kayıtla teslim aldığını, 15.3.2011 tarihinde de davalıya ihtar gönderdiğini, ancak sonuç alamadığını ileri sürerek, ayıp nedeniyle oluşan değer kaybının tespiti ile satış bedelinden indirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, ayıplı imalat bedeli olan 13.909,00 TL‘nin dava konusu taşınmazın satış bedelinden indirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu, bu nedenle dairede değer kaybı meydana geldiğini ileri sürerek, uğradığı zararın satış bedelinden indirilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, “mutlak metod”, “nispi metod” ve “tazminat metodu” adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan “nispi metod” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (13.HD. T.26.12.1997, E.1997/7580; K.1997/10870) Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.
Somut olayda da, dava konusu satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi gereklidir. O halde mahkemece, davacı tarafından satın alınan dairenin, satış tarihi itibariyle rayiç değeri ile (ayıpsız değer), yine satış tarihi itibariyle ayıplı durumuna göre rayiç değeri (ayıplı değer), ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da satış bedeline uygulanarak, bu şekilde satış bedelinden indirilmesi gereken miktar belirlenmeli ve bunun sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 237,53 TL harcın istek halinde iadesine, 31/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.