YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14542
KARAR NO : 2015/5963
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri …’un davalı bankadan konut kredisi kullandığını, teminat olarak murisleri adına kayıtlı taşınmaza banka lehine ipotek konulduğunu ve hayat sigortası yaptırıldığını, poliçe bedelinin ödendiğini, murislerinin 24/05/2011 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankanın …. İcra Dairesi’nin 2012/320 esas numarası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, hayat sigortası yapıldığına göre kalan kredi taksitlerinin …. tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacılar … ve …’nün …. İcra Müdürlüğü’nün 2012/320 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinden dolayı davalı …’ye borçlu olmadıklarının tespitine, İİK’nun 72/5. maddesi uyarınca hesaplanan ve takip konusu 34.363,12-TL alacağın taktiren %40’ını oluşturan 13.745,00-TL icra inkar tazminatının davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesinde takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan kanun hükmü uyarınca davalı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir. Ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2)numaralı bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan “İİK’nun 72/5. maddesi uyarınca hesaplanan ve takip konusu 34.363,12 TL alacağın taktiren %40ını oluşturan 13.745,00 TL icra inkar tazminatının davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine ”Şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.