Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/15543 E. 2015/6712 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15543
KARAR NO : 2015/6712
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil … geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı avukat ile yaptığı sözleşmeye göre davalının davayı %100 kazanacağını, aksi halde 250.000-TL cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiğini, gönderdiği e-mailler ve imzaladığı diğer belgelerle de bu borcu kabul ettiğini, hatta cezai şartın 8.000-TL sini ödediğini, bakiye borcun 246.250-TL olduğuna dair belge imzaladığını ancak bu borcu ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya dayanak yapılan sözleşmenin, belgelerin, e-maillerin sahte olduğunu, imzaların kendisine ait olmadığını, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/848 sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12820 Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 246.250,00-TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı 49.250,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalı vekilin, davayı %100 kazanacağını, aksi halde 250.000-TL cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiğini, gönderdiği e-mailler ve imzaladığı diğer belgelerle de bu borcu kabullendiğini, bakiye borcun 246.250-TL olduğuna dair belge imzaladığını ancak bakiye borcu ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davaya dayanak yapılan sözleşmenin, belgelerin, e-maillerin sahte olduğunu, imzaların kendisine ait olmadığını, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/848 sayılı dosyası ile davacı hakkında şikayette bulunduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, taahhütte bulunanın avukat olduğu, neyi taahhüt ettiğini bilecek bir konumda bulunduğu, adi yazılı belgelerdeki imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve sözleşme içeriğinin özgürce belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının, davacı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/848 sayılı dosyası ile sahtecilik suçundan şikayette bulunduğu ve soruşturmanın devam ettiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki, Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi (6098 sayılı BK.nun 74.maddesi) uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar. Bu nedenle açılmış bir soruşturma ya da ceza davası var ise sonucunun beklenmesi gerekir. O halde mahkemece ceza soruşturması neticesi beklenerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 5.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.