Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/16821 E. 2015/17978 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16821
KARAR NO : 2015/17978
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Kooperatif aleyhine açtıkları dava sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 29.05.2007 tarih ve 2004/888 Esas 2007/528 Karar sayılı daanın reddine yönelik karar daha kesinleşmeden davalı Kooperatif tarafından vekalet ücreti yönünden …’ nün 2007/5584 Esas sayılı takip dosyasından icra emri gönderildiğini, davalı vekili ile yapılan protokol üzerine 28.12.2007 tarihinde 7.500.00.TL ödeme yaptığını, temyiz incelemesi sonucunda kararın lehine bozulduğunu ve mahkemece de lehlerine davanın kabul edildiğini, haksız olarak ödemek zorunda kaldığı bedeli davalıdan istemesine rağmen davalının iade etmediğini ileri sürerek 7.500.00.TL’ nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kesinleşmemiş mahkeme kararının aleyhine icraya konulması üzerine yaptığı ödemenin, mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda lehine bozulması ve mahkemece de lehine davanın kesinleşmesine rağmen davalı tarafından iade edilmemesi üzerine tahsili isteminde bulunmuştur. Her ne kadar mahkemece, davacı Kooperatif yetkililerine ait olduğu saptanan 10.09.2010 tarihli Sulh ve İbra başlıklı belge ile 30.12.2010 tarihli senet teslim belgesine göre davacı ile davalının bu alacak yönünden sulh olarak birbirlerini ibra ettikleri ve davacının hak ve alacağının kalmadığı yönünde uzlaştıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; “Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.” şeklindeki İcra İflas Kanunu’ nun 40/2. madde ve fıkrası uyarınca, davacı tarafından dava açılmadan doğrudan İcra Müdürlüğüne başvurularak ödenen paranın iadesini sağlayabileceği, bu hususta ayrıca dava açmasında hukuki yarar bulunmadığı izahtan varestedir. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’ sen gözetilmelidir. Açıklanan bu duruma göre, İİK.’ nun 40/2. madde ve fıkrası gereğince davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki mahkemecede değişik gerekçeylede olsa davanın reddine karar verildiği ve bu itibarla hükmün sonucunun doğru olduğu anlaşıldığından HMK.’nun 370/2. Maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesine ve sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.