YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17724
KARAR NO : 2015/4660
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı işçi …’ın davacı ve davalıya karşı işçilik alacaklarına ilişkin dava açtığını ve kazandığını, davacı ve davalının müteselsilen sorumluğuna karar verildiğini, bu mahkeme kararı doğrultusunda davacı tarafından işçiye 11.826,62 TL ödendiğini, davacı ile davalı arasındaki imzalanan sözleşme hükümlerine göre çalıştırılan işçilerin tüm alacak ve haklarından davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu belirterek ödenen 11.826,62 TL.nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 20.09.2013 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek 12.925,00TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek ve davalının sadece ödenen bedelin yarısından sorumlu olması gerektiği kabul edilerek 6.462,50TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idareye bağlı Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün temizlik hizmeti işlerine dair ihalesini davalı şirketin kazandığı ve akabinde taraflar arasında 03.01.2006 tarihli temizlik hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, davalı idarenin sözleşme konusu işi yürütürken kendilerinde çalışan dava dışı işçinin eldeki dosyanın tarafları aleyhine işçilik alacaklarına dayalı olarak iş mahkemesinde dava açtığı, iş mahkemesince işçinin haklarından asıl işveren olan davacı idare ile alt işveren olan davalı şirketin birlikte sorumlu olacakları benimsenmek suretiyle idare ve şirketin sorumluluklarına karar verildiği ve davacı idarenin kesinleşen iş mahkemesi kararı neticesinde dava dışı işçiye ödeme yaptığı ve ödemeden davalı şirketin sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davada çözülmesi gereken husus, davacı idare tarafından dava dışı işçiye ödenen miktardan kimin ve hangi oranda sorumlu olması gerektiği hususudur. Öncelikle belirtmek gerekir ki ihtilafın çözümünde asıl gözetilmesi gereken taraflar arasındaki sözleşme hükümleridir. Bu bağlamda sözleşmenin incelenmesi zorunludur. Sözleşmenin 37.1.15 maddesinde “506 Sayılı Sosyal Sigortalar, 4857 ve 1475 sayılı iş mevzuatına göre işçi alınması, işçi çalıştırılması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkarılması ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye ait olup, idare bu konularda sorumlu sayılmayacaktır” hükmü bulunmakta olup, tacir olan davalı serbest iradesiyle imzaladığı sözleşmenin bu hükmü ile bağlıdır. Bu itibarla da uyuşmazlığın çözümü için az yukarıda belirtilen sözleşme hükmünün esas alınması gerekir. Anılan hükümde ayrıca ve açıkça çalışan işçilerin işçilik haklarından doğabilecek tüm yükümlülüklerden davalının sorumlu olduğu belirtilmiş olduğu için, davalının ödenen bedelin yarısından değil, tamamından sorumlu olacağının kabulü zorunludur. Mahkemenin bu açık hükme rağmen davalının borçtan %50 oranında sorumlu olduğunu gerekçe göstererek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 17.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.