Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/17830 E. 2015/9013 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17830
KARAR NO : 2015/9013
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukatı olarak Bursa İcra Müdürlüğünün 2006/5606 E. sayılı dosyası ile icra işlemleri yapıldığı gibi takibe konu çek nedeniyle karşılıksız çek keşide etmekten Eyüp Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1617 E. sayılı dosyası ile müracaatta bulunulduğu halde, daha sonra dava dışı borçlu ile vekil olarak kendisinin avukatlık ücreti konusunda anlaşamaması üzerine, davacı avukatı olarak kendisinin devre dışı bırakıldığını ve davalı ile dava dışı borçlusunun anlaştığını, ancak icra ve ceza dosyalarından doğan akdi ve yasal vekalet ücretleri ile yapılan masrafların ödenmediğinden 11.230,00 TL vekalet ücreti alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının haksız olarak 1.000 TL’si hariç kısmi itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, itirazın iptali davası yönünden bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali davasının süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının avukatı olarak takip ettiği işler nedeniyle doğan akdi ve yasal vekalet ücreti alacağının ödemediğinden bahisle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş, davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İİK. 67/1 maddesi “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre, sukutu hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin sukutu hak süresi olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bunun da ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir. Davacının yaptığı icra takibine itiraz edildiğini öğrenmesi itirazın içeriğini tam olarak öğrendiğini göstermez. Bu nedenle sürenin başlaması için itiraz edildiğini öğrenme yeterli değildir. Somut adaletin gerçekleşmesi hakkın özünün ziyana uğramaması için de süreyi yasada açıkça belirtildiği gibi itirazın tebliğinden başlatmak adil sonuç doğurur. (19.Hukuk Dairesinin 9.5.2006 gün 2005/10934-5150, 15.2.2007 gün 2006/7460-1335, 11.7.2006 gün 2006/3489-7571 sayılı kararları bu doğrultudadır. . . ., Doç. Dr. . . -. .., İcra İflas Kanunu Şerhi, sayfa 1170-1178; .. ., İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, sayfa 56) Nitekim, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 31.1.2006 gün 2005/755 esas 2006/757 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 1 yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının davacı alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Somut olayda mahkemece davacı alacaklının, kısmi itiraz nedeniyle kesinleşen takip miktarı yönünden 8.8.2011 tarihinde tahsilat yapıldığı ve kısmi itirazın bu tarihte öğrenildiği kabul edilmek suretiyle süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davalı borçlunun itirazı, davacı alacaklıya 19.2.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bir yıllık hak düşürücü süre bu tarihte başlamış, dava da tebliğ tarihi ile aynı gün açılmıştır. Bu nedenle, işin esasının incelenmesi gerektiği halde, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 23.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.