Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18038 E. 2015/33385 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18038
KARAR NO : 2015/33385
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya olan borcuna karşılık 15.12.2009 tarih ve 29.650,00 TL bedelli senet verdiğini, bu senedin tahsilinde sıkıntı çıkması nedeniyle 29.12.2009 tarih ve 26.500,00 TL bedelli senedi teminat olarak verdiğini, daha sonra ilk senedi ödemiş olmasına rağmen davalının kötüniyetli olarak her iki senedi de icra takibine koyduğunu ileri sürerek senetler dolayısıyla başlatılmış olan İcra Müdürlüğünün 2011/2943 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada ise dava dışı 3.kişiye yapılan 23.000 TL.lik toplam ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı bir belge bulunmadığını, davacının kendisine olan borcunu ödemediğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava menfi tespit birleşen dava ise alacak davasıdır. Asıl davada 29.12.2009 tarihli ve 26.500,00TL bedelli senedin teminat senedi olduğuna ilişkin olarak ispat yükü davacıda olup dosya içerisinde bulunan …. nin 06.02.2012 ve 26.06.2012 tarihli banka yazıları bu senedin teminat senedi olduğunu ispata yeter nitelikte bir belge değildir. Ayrıca, banka aracılığı ile yapılan havalenin 15.12.2009 tarih ve 26.500,00 TL bedelli senede ilişkin olduğuna dair açıklama da bulunmaması karşısında da söz konusu ödemenin 15.12.2009 tarihli senede ilişkin ödeme olarak kabul edilmesi olanaklı değildir. O halde mahkemece, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Birleşen davada ise davacı, davalının borçlu olduğu dava dışı ….’a 29.12.2009 tarihli senet borcuna karşılık 20.000,00 TL, davalıya ise elden 3.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının bu ödemelerin senede karşılık yapıldığını inkar etmiş olması sebebiyle yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sözleşmeden doğan bir hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde tali nitelikli sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir talepte bulunulmasında hukuki yarar şartı eksik olduğundan davanın usulden reddine karar verilmişse de davacının iddiasının niteliği itibariyle hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde red kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentde açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına, ikinci bentde açıklanan nedenle birleştirilen dava yönünden davacı yararına BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.