Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18142 E. 2015/6033 K. 26.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18142
KARAR NO : 2015/6033
KARAR TARİHİ : 26.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, … 2 pafta 160 parsel …. mevkiinde bulunan taşınmazdaki narenciye bahçesini … ve …’dan 15 yıllığına kiraladığını, dava konusu narenciye bahçesinde kırmızı örümcek zararlısının görülmesi nedeniyle tarım ilaçları satışı yapmakta olan … işleten ….’den …. tarafından üretilen Dark 550 cc tarım ilacını kırmızı örümcek zararlısına karşı etkili olmak üzere satın aldığını, Dark 550 cc tarım ilacının kırmızı örümcek zararlısını ve zararlarını ortadan kaldırmadığını, ağaçlardaki meyvelerde ilaçlamanın hiç bir etkisinin görülmediğini, yaprak ve meyve üzerinde çıplak gözle kızıl noktalar görüldüğünü, kırmızı örümceğin yaprak ve meyveye zarar verdiğini, dökümüne sebep olduğunu, bu hususun ….Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/205 D.iş sayılı tespit dosyası ile tespit edildiğini, zararın rapor altına alındığını belirterek zarar olarak belirlenen 10.560,00 TL yi yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ıslah talebi de nazara alınarak davanın KABULÜ ile 54.240,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacı alacağına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Oysa ki; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava ve takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacının, davalıyı ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece, ıslah edilen alacak miktarına da dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmiştir. Öyle olunca, mahkemece, ıslah edilen alacağa ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davanın kabulü ile 10.560,00 TL’nin dava 43.680,00 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 926,50 TL harcın istek halinde iadesine, 26.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.