YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18405
KARAR NO : 2015/9746
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyla kardeş olduklarını, davalının, kendisine ait olan kooperatif dairesine bir kısım imalatlar nedeniyle masraf yaptığı iddiasıyla aleyhine icra takibi başlattığını, kooperatifteki payını dava dışı . ..’dan 12/08/2009 tarihli kooperatif hisse devir sözleşmesi ile devraldığını, davalının ise davacının kooperatif hissesini devraldığı tarihten önceki tarihlerde bir kısım ödemeler yaptığı iddiasında bulunarak takip yaptığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, Antalya 14. İcra Müdürlüğünün 2011/1581 Esas sayılı takibin iptaline, davalının %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu kooperatif dairesinin 2006 yılında alındığını ve ailece oturulmaya başlandığını ancak davacının patronu olan dava dışı . …’dan borç alınması nedeniyle, dairenin önce bu kişi adına yapıldığını, borç bitince de davacı adına devredildiğini, daha sonra davacının ailesiyle birlikte kendisini evden çıkardığını, oturulan bu süre içinde dairede yapılan bir takım imalatların masrafının kendisi tarafından yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kardeşi olan davalının açmış olduğu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş; davalı ise, davacıya ait olan dairede, kendisinin ailesiyle birlikte oturduğu sırada yapmış olduğu imalatların masrafını istediğinden bahisle, davanın reddini dilemiş; mahkeme, davalının savunmasını benimseyerek, davanın reddine karar vermiştir. Davalı başlatmış olduğu icra takibiyle 25.000TL asıl alacak talebinde bulunmuştur. Oysa ki, dosya kapsamı incelendiğinde, talepteki miktar kadar masraf olduğunun hesaplanmadığı gözlemlenmektedir. Bu halde, mahkemece yapılacak iş, gerekirse keşif yapılmak suretiyle davalı tarafından ne kadar masraf yapıldığı hususunun tespiti ile buna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.