Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18499 E. 2015/29493 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18499
KARAR NO : 2015/29493
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı taraf ile imzaladıkları Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri gereğince 305 ve 329 parsel numaralı taşınmazların kendisine satışının vaat edildiğini, sözleşmeler gereğince edimlerini yerine getirdiğini, davalıların taşınmazları devretmediğini, hem taşınmazlar için ödediği bedeli hem de taşınmazların devredilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebileceğini, dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedeli kadar zarara uğradığını, uğradığı müspet zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ….., davacı ile sözleşme imzalamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Bir kısım davalılar, davacının ancak verdiğini isteyebileceğini savunarak davayı kısmen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, davalılar… ve … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair 17.12.2013 tarihinde karar verilmiş, verilen bu karardan sonra 10.1.2014 havale tarihli davacının feragat dilekçesi üzerine, 10.01.2014 tarihli ek karar ile davalılar .. ve…. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve bir kısım davalılar avukatınca temyiz edilmiştir.
1-Temyiz aşamasında davadan feragat edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan vazgeçme hakkında bir karar verebilmesi uygulaması hakkında 1086 sayılı HUMK’da bir düzenleme bulunmamakta, 11.4.1940 gün ve 1939/15-70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı çerçevesinde hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel bir durum karşısında feragatin mahkemesince incelenmek bu konuda bir karar verilmek üzere ilamın bozulması yoluna gidilmekteydi.
6100 sayılı HMK’da bu konuda açık bir düzenleme getirilmemiş, ancak kanuna dayanılarak çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin “Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler” başlıklı 57. maddesinde “hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.” düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Yönetmelik ile getirilen bu düzenleme dikkate alındığında, Yargıtay’ın yukarıda belirtilen uygulamasından dönülmesi gerektiği, temyiz aşamasında da olsa davadan feragat edilmesi halinde, feragat hakkında mahkemesinin ek karar vermesinin uygun olacağı, bunun usul ekonomisi açısında daha yerinde olacağı düşünülmüş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.12.2012 gün ve 2012/13-1369 E. 2012/1221 K. sayılı ilamı ile bu görüş benimsenmemiştir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (HGK.nun 16.11.1966 gün 1438-290 ve 27.5.1992 gün 1992/2-250-364, 29.9.1993 gün 1993/2-491-543 sayılı kararları) O halde mahkemece, davacının bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragati de göz önünde bulundurularak yeni bir karar verilmesi için temyize konu 17.12.2013 tarihli hüküm ve 10.01.2014 tarihli ek kararın bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 4.006,45 TL harcın davalılara, 19.457,00 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.