Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18577 E. 2015/12359 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18577
KARAR NO : 2015/12359
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı kurum tarafından 2009 yılı eczacılık protokolünün 6.3.10 maddesi dayanak gösterilerek hakedişlerinden haksız şekilde cezai işlem uygulandığını ileri sürerek iş bu işelm yönünden borçlu olmadıklarının tespitini ve varsa hakedişlerinden yapılan kesintinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan inceleme sonucunda davacı tarafça kurumu fatura edildiği tespit edilen 6 reçetede ismi yer alan hastaların bahsi geçen reçeteleri almadıkları, reçetelerin verildiği sağlık kuruluşuna dahi gitmediklerinin tespit olunması üzerine reçete bedeli toplamı 7.944,13TL’nin 5 katı miktarınca uygulanan cezai işlemde sözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının hakedişlerinden yapılmış herhangi bir kesinti bulunmadığı belirlenerek… İl Müdürlüğünün 19.6.2012 tarih, 9665836 sayılı işlemi ile talep edilen 39.720,65 TL cezai şart yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; menfi tespit istemine konu altı reçeteden …, isimli hastalara ait reçetelerin davalı kurum tarafından ibraz edilememesi karşısında, davalı tarafça ispat külfetinin yerine getirilemediğinin anlaşılmasına göre, davalının yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, eczanelerden ilaç teminine ilişkin prokol çerçevesinde tahakkuk edilen cezai işlem yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. …’nün 19.6.2012 tarih, 9665836 sayılı işlemi ile davacıya ait eczane hakkında protokolün 6.3.10 maddesi hükmünce hasta ve hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürlerinin yer aldığı reçetelerin kuruma fatura edildiğinden bahisle reçete bedelinin 5 katı olan 39.720,65TL nin cezai şart olarak hakedişlerden kesileceği bildirilmiştir. İşleme konu 3 reçete yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle toplam bedellerinin 5 katı nispetinde uygulanacak cezai işlem yönünden davanın kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Diğer reçeteler yönünden yapılan incelemede, kurum soruşturma raporu ve bu soruşma nezdinde alınan sigortalıların ifadelerinden …isimli kişilerin kuruma fatura edilen reçeteler arkasında bizzat hasta tarafından alındığı yazılı olmakla birlikte, bu kişilerin bahsi geçen reçetelerle ilgilerinin bulunmadığı, başka ilde oturdukları ve reçeteye konu ilaçların yazıldığı Malatya’daki sağlık kuruluşlarına dahi başvurmadıklarını beyan etmeleri karşısında ilaçların hak sahibi görünen hastalara verilmediği sabittir. Her ne kadar mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki protokolün 3.2.3. maddesinde hasta ve birinci derece yakını dışındaki kişilerce ilacın teslim alınması halinde kimlik tespiti yapılacağının düzenlendiği, davaya konu reçeteleri teslim alan olarak gözüken kişinin reçete sahibi hasta olması nedeniyle eczanenin kimlik kontrolü yapma zorunluluğunun bulunmadığı mütalaa edilmiş ve bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, SUT’da eczanelerin sağlık hizmet sunucusu olarak tanımlanması ve 1.10.2008 tarihinde yani işleme konu reçetelerin düzenlenmelerinden sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 71. maddesinde(” Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında,acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra, 67 nci maddenin üçüncü fıkrasında sayılan belgeleri ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek zorundadır”) sağlık hizmet sunucularının 67/3. maddede düzenlenen şekilde (“Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmeleri için sağlık hizmet sunucularına başvurduklarında acil haller hariç olmak üzere acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra; biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulamasının yapılması ve/veya nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya Kurum tarafından verilen resimli sağlık kartı belgelerinden birinin gösterilmesi zorunludur”) hak sahiplerinin kimlik kontrolünün yapılması ile sorumlu tutulması karşısında, davalının hasta ve hasta yakınına teslim edilmeyen reçeteler yönünden 6.3.10. madde hükmünce cezai işlem uygulamasında sözleşmeye ve hukuka aykırılık bulunmadığının gözetilmemesi yazılı şekilde davanın tümden kabulüne ilişkin kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.