YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18788
KARAR NO : 2015/11062
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 06.12.1998 tarihinde …’na ait hastanede meydana gelen hekim hatası sonucu muris …’un vefatı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı avukata vekaletname verildiğini,ancak … Bakanlığı’na süresi içinde dava açılmamış olması nedeniyle ilgili kurumdan tazminat bedelini tahsil olanağına sahip olmadıklarını,davalı avukatın kusurlu olarak idare aleyhinde dava açma süresini kaçırması nedeniyle vuku bulan ölüm ile maddi ve manevi çöküntü içinde bulunup iyice mağdur olduklarını,davalının vekalet görevini gereği gibi ifa etmediğini ve bu sebeple zarara uğramış olduklarını ileri sürerek,217.828,09 TL tazminatın davalıdan tahsiline tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalıya T.K’nun 35.maddesine göre tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya usul ve yasaya uygun olarak tebliği zorunludur.Savunma hakkı Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, HMK’nun 27.maddesi hükmüne göre de,mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez.Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz.Somut olayda,… Baro Başkanlığı’nın mahkemeye gönderdiği 03.02.2009 tarihli yazısında,davalı avukatın büro adresinin de bulunduğu,kaldı ki davacı tarafın davalıyı vekaleten azlini de davalının büro adresine tebliğ ettirdiği,buna rağmen mahkemece sadece davalının baro tarafından bildirilen konut adresine tebligat çıkarılması ve tebliğ edilememesi üzerine de T.K’nun 35.maddesine göre tebligat yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden,yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası incelenip yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz talebinin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ikinci bentte açıklanan nedenle,davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.