Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/19747 E. 2015/12485 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19747
KARAR NO : 2015/12485
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 79 yaşında olduğunu, davalı ile yaklaşık 5 yıldan bu yana birlikte yaşadıklarını, birbirlerine ölünceye kadar bakma hususunda anlaşmaya vardıklarını, bakma görevini ihmal eden yada evi terk eden tarafın diğer tarafa verdiği yada vereceği zararın teminatı olarak 20.000,00TL bedelli iki adet bono senedi tanzim ettiklerini, her iki senedin de tanzim tarihi, keşide yeri ve vade tarihleri boş halde iken taraflarca imzalandığını ve dava dışı 3. kişiye yediemin olarak teslim ettiklerini, davalının daha sonra bu senetleri dava dışı 3. kişiden alarak evi terk ettiğini ve boş kısımlarını doldurarak icra takibine koyduğunu, davalının kötü niyetli olarak eline geçirdiği bedelsiz senedi tahsile koymak suretiyle haksız kazanç sağlamak peşinde olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu senedin iptaline, davalı aleyhine %40 icra tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı …’ın davalı … aleyhine açtığı menfi tespit talebini içerir davasının kabulü ile, dava konusu …. İcra Müdürlüğünün 2004/6552 esas sayılı takip dosyasının dayanağı 15.11.2003 tanzim 25.05.2004 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, senet bedelinin %40’ı kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu-davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada, davalının … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/163E. Sayılı dosyasıyla Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan yargılanarak ceza aldığı sabit olduğundan, davaya konu senedin iptaline karar verilmiştir. Ancak, davacı davaya konu senedi icra takibine koyduğunda, henüz sahteliği ceza dosyasıyla kesinleşmemiştir. Bu durumda, davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında “Senet bedelinin % 40 ı kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 341,55 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.