YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20880
KARAR NO : 2015/10994
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının borcu nedeniyle ilamsız icra takibi başlattığını,davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,… 23.İcra Müdürlüğünün 2007/8881 takip sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takibin 1.316,00TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı dahil fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, dava konusu takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, … 23.İcra Müdürlüğünün 2007/8881 takip sayılı dosyası incelendiğinde, asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faiziyle borçludan tahsili talep edilmiş, mahkemece faiz talebi hakkında bir karar verilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK 297/2 maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği” hüküm altına alınmış olup, belirtilen şekilde davacının faiz talebi hakkında karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu davacının davalıdan talep ettiği bedel belirli olduğundan likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” bölümünün 1.fıkrasında yer alan” Davanın kısmen kabulü ile, … 23.İcra Müdürlüğünün 2007/8881 takip sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.316,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ” söz ve cümlesinin tamamen hükümden çıkarılarak, yerine “ Davanın kısmen kabulü ile; … 23.İcra Müdürlüğünün 2007/8881 takip sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.316,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” ibaresinin yazılmasına (3) nolu bentte açıklanan nedenle, mahkeme kararının “Hüküm” bölümünün ikinci fıkrasında yer alan “İİK.nun 67/2 maddesi gereğince asıl alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,” söz ve cümlesinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine “Davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, 7.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.