Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/21057 E. 2015/13017 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21057
KARAR NO : 2015/13017
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı kurum ile 02.09.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile göreve başladığını, vekil olarak 1000 adet dava ve takip dosyalarını takip ettiği sırada hiçbir gerekçe gösterilmeden 01.02.2010 tarihinde haksız olarak sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, şimdilik diğer dava ve takiplere örnek olması açısından 8 adet dava ve icra dosyası yönünden vekalet ücretinden hissesine düşen bedelleri alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000.00.TL’ nın yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile toplam 33.724.13.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve haklı fesih nedeniyle davacının sonuçlanmamış ve sonuçlansa bile tahsil edilmemiş olan vekalet ücretinden herhangi bir hisse talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile toplam 33.724.13.TL’ nın haksız azil tarihi olan 01.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında imzalanan 02.09.2008 tarihli sözleşme ile davacının davalı kurumda sözleşmeli avukat olarak göreve başladığı ve sözleşmesinin 01.02.2010 tarihinde feshedildiği, sözleşmenin 7.1. madde ve fıkrasına göre; sözleşme süresinin imzadan itibaren 1 yıl olduğu ve süre bitiminden bir ay önce yazılı olarak feshi ihbar edilmediği takdirde sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında; kurum veya avukatın bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebileceği, 7.3. madde ve fıkraya göre ise; avukatın, mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması, kendisine verilen dava dosyasında kanuni sürelere uymayarak davayı veya alacağı zamanaşınına uğratması, dava ve icra dosyalarında temyiz, itiraz ve tahsis-i karar sürelerine riayet etmemesi, kurumca kendisinden talep edilen bilgi ve belgeleri süresinde vermemesi, kurumca sözleşmede belirtilen çalışma sürelerine riayet etmemesi ve sözleşmede avukata ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, kurumun hak ve menfaatlerinin korunması hususunda ihmalinin bulunması hallerinde, kurumun hiçbir süreye tabi olmadan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, sözleşmenin 5.1. madde ve fıkrasına göre; avukata, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren “Avukatlık Asgari Ücret tarifesi” ile kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel kişi ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatlarına ödeyecekleri aylık avukatlık ücreti olarak belirlenen miktarla (KDV dahil) sınırlı olmak üzere düzenlenen serbest meslek makbuzu karşılığında aylık ücret ödeneceği, aynı maddenin 2. fıkrasında; Bir yıllık sözleşme süresi içerisinde asıl alacak, faiz ve masraf gibi kurum alacakları, tamamen tahsil edildikten sonra mahkemeler ve icra dairelerince kurum lehine hükmedilip tahsil edilen vekalet ücretinin %50′ sinin (22.04.2009 tarihinden itibaren %70′ i,) avukata ödeneceği, 5.3. madde ve fıkrasında ise; avukatın, sözleşmenin feshi, gerekli görülen hallerde kurumca dosyanın geri alınması, istifa nedeniyle dosyaların iade edilmesi, sözleşmenin yenilenmemesi hallerinde emeği geçse bile henüz tahsil edilemiş olan vekalet ücretinden herhangi bir hisse talep edemeyeceği, aynı maddenin 4. fıkrasında; sulh, müracaata bırakma, alacağın takibinden tamamen veya kısmen vazgeçme hallerinde kurumca avukata vekalet ücreti ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu da dikkate alınarak sözleşmenin haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile toplam 33.724.13.TL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de; davalının, davacı avukat ile ilgili olarak koordinatör avukat aracılığıyla yapılan denetim sonucunda 29 adet ilamsız icra dosyasına yapılan itirazlar hakkında işlem yapılmadığı, 224 adet icra dosyasından bir kısımının işlem yapılmadığından işlemden kaldırıldığı, bir kısmında menkullerle ilgili işlem yapılmadığı, bir kısmında herhangi bir işlem yapılmadığı, … Asliye Hukuk Mahkemesi nin 2008/572 Esas ve 2009/356 Karar sayılı dava dosyasında davayı takip etmeyerek işlemden kaldırılmasına ve karşı taraf yararına vekalet ücreti ödenmesine sebebiyet verildiği gerekçesi ile sözleşmenin 7.3. madde ve fıkrası gereğince haklı nedenle süre verilmeden 01.02.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği ve sözleşmenin 5.3. madde ve fıkrasına göre de tahsil edilmemiş olan vekalet ücretinden herhangi bir hisse talep edilemeyeceği yönündeki savunmaları doğrultusunda bu dava ve icra dosyaları celp edilerek inceleme yapılması gerekirken bu hususta araştırma ve inceleme yapılmadığı, bu yönden davalının delil olarak belirttiği bu dava ve icra dosyaları ile ilgili delillerin toplanmadığı dosya kapsamı ile sabittir. O halde mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerektiği dikkate alınarak davalı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı yönünde taraf delilleri toplanarak, inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL TL. harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.