Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/21571 E. 2015/12717 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21571
KARAR NO : 2015/12717
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması Dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan avukatlık sözleşmesine göre davalı adına actığı icra ve dava dosyalarını takip ettiğini, avukatlık hizmetinin devamı sırasında davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, haksız azil nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan yasal vekalet ücretinin tamamına hak kazandığını, ayrıca yürütülen icra takipleri nedeniyle 1.000 TL masraf yaptığını ileri sürerek; 6.000 TL vekalet ücreti ile 1.000 TL masraf bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı 20.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 70.000 TL(na yükseltmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmenin süreli olduğunu sürenin bitimi nedeniyle yenilenmeyerek sonlandırılmasının usule uygun ve haklı olduğunu, vekalet sözleşmesi kapsamında danışmanlık ücreti olarak belirlenen bedelin tamamının ödendiğini, diğer dosyalara ilişkin vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenen yasal vekalet ücreti olup, tahsil edildiğinde davacının bu ücreti tahsil ettiğini, dosyaların sonuçlanmayıp karşı taraftan tahsilat yapılmadığından davacının ücrete hak kazanmadığını ve masraf talebine ilişkin olarak masraflarının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Yargılama makamları iddia ve savunmayı, taraflarca gösterilen delilleri gereği gibi incelemek ve ulaştıkları sonucu ikna edici bir gerekçeyle kararlarına yansıtmak zorundadırlar. Aksi bir durum adil bir yargılama yapıldığını göstermez. Mahkeme kararlarındaki gerekçesizlik Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan “adil yargılanma hakkı”nın ihlalidir.
6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince de; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı, belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hangi nedenler ile karar verildiğine ilişkin her hangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı anlaşılmaktadır. Oysaki mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararın yukarıda belirtildiği şekilde HMK 297. maddesinde yer alan hususları kapsaması da zorunludur. İncelenen mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, gerekçesiz bir şekilde ve usulün 297 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. harcın davacıya, 683,15 TL harcın davalıya iadesine, 20/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.