YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21647
KARAR NO : 2015/11822
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kıymetli evrak iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28/12/1993 yılında davalıya 10 milyon değerle 3,5 dönümlük tarlasını satış yaparak bir milyonu peşin olarak aldığını, bu arada taraflar arasında bir de teminat senedi mukabilinde belge düzenlendiğini, annesinden kalan bu taşınmaz için veraset ilamını aldıktan sonra davalının talebini değiştirerek tarlanın bitişiğindeki tarlanın da ferağını verirse bakiye kalan dokuz milyonu vereceğini söylediğini, buna razı olmayacağını kendisine söylemesi üzerine ferağ vermeye yanaşmadığını ve tarlayı 17 sene nizasız fasılasız olarak ekip biçtiğini, davalı aleyhine men’i müdahale davası açtığını ve dava neticesinde davalının müdahalesinin men’ine karar verildiğini, davalının ise bu dava sonuçlandıktan sonra senedi muameleye koyarak senetteki paranın kendisinden tahsilini istediğini, senedin üzerindeki miktarın 10 milyon iken 50 milyon olarak değiştirildiğini ve bu durumun aralarındaki anlaşmaya ters düştüğünü, netice olarak davalı tarafından satış bedeli tam olarak ödenmeden senelerce taşınmazının kullanıldığı halde davalının açtığı dava ile ödediği paraları da geri aldığını ve taşınmazından çıkmadığını bu nedenlerle, senedin iptaline ve taşınmazın senelerce kullanılmasından doğan icar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kesin hüküm uyarınca usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanmış olan hisse satış ve zilyetliğin devrine ilişkin sözleşmenin iptali ve icar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından aynı mahkemenin 2011/33 esas sayılı dosyası ile davacıya yönelik olarak açmış olduğu alacak davasının sonuçlanıp kesinleştiğinden bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de iki dava dosyasındaki talep sonuçlarının farklı olduğu ve mahkemenin 2011/33 esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen kararın bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.