YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22565
KARAR NO : 2015/20873
KARAR TARİHİ : 18.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile taşınmazının satışına aracılık hususunda anlaştıklarını, ancak davalının kendisini saf dışı bırakarak mal sahibi ile görüşüp taşınmazı satın aldığını, ödenmesi gereken tellallık ücreti alacağının tahsili yönünde başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine yalnızca yer gösterildiğini, mal sahibi ile davacı aracılığıyla görüştürülmediğini, ev satın almaktan vazgeçtiğini davacıya bildirdikten sonra mal sahibinin bizzat kendisini arayarak evi satmak istediğini beyan etmesi üzerine anlaşmanın gerçekleştiğini, davacının hile ile yer gösterme deyip tellalık sözleşmesi imzalatmakla kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, tellallık ücreti alacağından doğan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yer gösterme ile aracılık ettiği taşınmazın tellallık ücreti ödememek için kendisi devre dışı bırakılarak satın alındığını ileri sürmüş, davalı ise davacının satışta iştirakinin bulunmadığını, bu nedenle ücret alacağının doğmayacağını savunmuştur. Mahkemece tellallık ücretinin hak edilebilmesi için davacının mal sahibi ile alıcıyı bir araya getirerek anlaşmayı sağlaması gerektiği, her ne kadar davacı davalı ile taşınmazın satışı konusunda mal sahibinin temsilcisi olduğu söylenen dava dışı bir şahıs ile bir araya geldikleri, konuşma sırasında aralarında ihtilaf çıktığı, temsilci olduğu söylenen kişinin vekaleti bulunduğu hususu kanıtlamadığı, daha sonra bizzat mal sahibinin davacıyı arayarak taşınmaz satışını gerçekleştirdiği bu suretle davacının talep edebileceği bir tellallık ücreti alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı arasındaki 27.9.2012 tarihli yer gösterme tutanağı ve komisyon sözleşmesi başlıklı belge ile 18. nolu dairenin davalıya gösterildiği, sözleşmeden sonraki 6 ay içerisinde taşınmazın mal sahibinden alınması halinde satış bedelinin %3ü +KDV nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı açıktır. Davacı, taşınmazın satışı konusunda tarafları anlaştırdıklarını, hatta hak devrini gerçekleştirecek emlak konut yetkilisinden dahi gün alındığını, ancak sebepsiz cayıldığını ileri sürmüş, mahkeme bu yetkili ile mutabakata varıldığının ispatlanamadığını belirtmiş ise de, bu hususta delil olarak davacı tarafça sunulan emlak konut adına… imzalı bila tarihli belgede ” 18 nolu dairenin satış ve devri konusunda satıcı … ve alıcı … temsilcisi emlakçı …’in talebi doğrultusunda taraflara 30.10.2012 tarihine gün verildi” yazısının bulunduğu, davalı ve dava dışı satıcı…’nin taraf olduğu 30.10.2012 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde de… isimli bu kişinin Emlak Konut GYO vekili olarak yer aldığı, ayrıca satıcı …’nin davacıya bu dairenin satış komisyonuna mahsuben 4.11.2012 tarihli makbuz ile 5.000,00 TL ödeme yaptığı sabittir. Hal böyle olunca davacının sözleşmede belirlenen sürede kendisi devre dışı yapılarak gerçekleştirilen satışta üzerine düşen edimleri ifa ettiğinin ve tellallık ücretine hak kazandığının, dava harcı 18.733,95 TL üzerinden yatırılmış ise de davacının ancak ayrıca cezai şart öngörmeyen sözleşmede yazılı satış bedeli olan 280.000,00 TL üzerinden %3 komisyon ücreti+ KDV isteyebileceğinin kabulü ile tespit olunan bu bedel üzerinden takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekir. Aksi gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.