Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/24049 E. 2015/15116 K. 12.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24049
KARAR NO : 2015/15116
KARAR TARİHİ : 12.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-karşı davacı Asil … geldi, davacı-karşı davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 6.7.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında eşinin vefat etmesi üzerinde, davalı avukata vekaletname verdiğini, davalının, tarafından olay nedeniyle 130.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bu miktarı kendisine ödediğini, ancak bir süre sonra sigorta şirketinin davalı avukata 200.000,00 TL ödeme yaptığını öğrendiğini, davalının vekaleten tahsil etmiş olduğu 70.000,00 TL’yi iade etmediği gibi, alacağın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının avukatı olarak dava ve icra dosyalarını takip ettiğini, vekalet ücretlerinin ise ödenmediğini, davacının iddia ve talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, açmış olduğu karşı davada ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 3.000,00 TL vekalet ücreti alacağının yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, kararın gerekçe bölümünde,“bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar verildiği” belirtilerek, asıl davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20’si üzerinden hesaplanan 14.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı–karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı avukat tarafından vekaleten tahsil edilmiş olup, kendisine iade edilmeyen 70.000,00 TL’lik alacağının faizi ile birlikte tahsili için takip başlatmış, takibe yapılan itiraz üzerine de “itirazın iptali” istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece kararın gerekçe kısmında, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabul edildiği belirtilmiş, hüküm kısmında da “itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına” şeklinde hüküm kurulmuştur. Ne var ki icra takibinde 70.000,00 TL asıl alacak ile 7.059,46 TL işlemiş faiz üzerinden olmak üzere toplam 77.059,46 TL’lik alacağın tahsili talep edilmiş olduğu halde, hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda ise, “69.230,00 TL asıl alacak ve 6.981,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.211,80 TL üzerinden takibe vaki itirazın kaldırılması gerektiği” yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki doğuracak şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. O halde mahkemece, ilk karar ile bağlı kalınmadan, ancak söz konusu çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi ve bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.