Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/25789 E. 2015/15912 K. 18.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25789
KARAR NO : 2015/15912
KARAR TARİHİ : 18.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, arkadaşı ile birlikte .. gitmek için davalı acenteye başvurarak satış ve rezervasyon işlemlerini yaptırdığını ve hizmet rezervasyon/satış sözleşmesi düzenlendiğini, tur ücretini ödediğini, vize işlemlerinin davalılar tarafından yapılmasının karalaştırıldığını, ancak tura 2 gün kala vizenin alınamadığını öğrendiğini, vize alınaması konusunda acentenin gerekli özeni göstermediğini, bu sebeple tura katılamadığını, davalıların ayıplı hizmet verdiklerini belirtmiş, ödediği bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıların vize işlemleri için gerekli evrakı konsolosluğa sundukları, bu konuda herhangi bir hizmet eksikliğinin olmadığı, konsolosluk tarafından vize talebinin kabul edilmemesi nedeniyle davalıların sorumlu tutulamayacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.maddesine göre de davacının bu konuda bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı, Hizmet Rezervasyon/ Satış Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı, davalıların kusuru nedeniyle vize alınamadığı için tura katılamadığını belirterek hizmet için ödediği bedelin tahsili istemiştir. 4077 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde “Paket tur sözleşmeleri; ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dahil olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, önceden düzenlenmiş yazılı sözleşmelerdir.” Düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, içeriği itibariyle paket-tur sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, hizmet bedelini turun başlamasından önce ödemesine rağmen, tura katılamadığı için davalılar tarafından verilecek hizmetlerden yararlanamamıştır. Sözleşmesinin 7. maddesine göre, “vize, ilgili konsolosluğun şartlarına ve geziye katılacak kişilerin sosyal, siyasal,ekonomik ve politik özellikleri bakımından şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğundan, vize alınamaması,vize müracaatının yapılmış olmasına rağmen vize işlemlerinin ilgili konsolosluğun ağır çalışmasından v.b sebeblerden yetiştirilememesinden şirketimiz sorumlu tutulamaz. Vize alınamaması nedeniyle geziye iştirak edemeyen kişiler vize işleminin aksatıldığı ve ya vizenin alınmadığı iddiası ile acenta’ dan tur ücretinin iadesi ve tazminat talebinde bulunamaz.” Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan “Sözleşme metninde veya müstakil herhangi bir belgede tüketicinin bu Yönetmelikte yer alan haklarını kullanmaktan feragat ettiğine dair veya seyahat acentasının bu Yönetmelikten kaynaklanan yükümlülüklerini sınırlayan veya ortadan kaldıran kayıtlar geçersizdir.” düzenlemesi karşısında, vize alınmaması veya elçiliğin talebe geç cevap vermesi nedeniyle acentenin sorumluluk kabul etmeyeceğine dair sözleşmenin 7. maddesi haksız şart niteliğinde olup, bu madde nedeniyle davacının bir talepte bulunamayacağından da bahsedilemez. Bu durumda davacının, sözleşmede yer alan hizmetler ile sunulan hizmetler arasındaki farkı, bir başka ifade ile tura katılamaması nedeniyle davalıların yapmadığı masrafların tazmin edilmesini talep hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, davacının tazminini isteyebileceği meblağın tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 18.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.