YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26528
KARAR NO : 2015/19062
KARAR TARİHİ : 09.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Hümeyra İslamoğlu (Kaçaran) geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.3.2005 tarihli avukatlık sözleşmesi ile davalı Kooperatifin vekilliğini üstlendiğini, sözleşmede belirtilen ücretin her ayın 15. günü ödenmesi gerekirken ödenmediğini, ücret alacaklarının faiziyle birlikte tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin sözleşmeye göre belirlenmiş olması nedeniyle, gerekçeli kararda yazılı bulunan “….20.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ile müvekkilleri olan davalının aralarında bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı, bu durumda vekalet ücretinin Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi gereği hesaplanmasının gerektiği” ve yine “….Avukatlık Kanunun 164. maddesine göre; avukatlık ücretinin taraflar arasında kararlaştırılmadığı durumlarda avukatlık ücretinin harcanan emeğin durumuna göre dava değerinin %10 ile %20’si arasındaki bir miktarın olacağı yönündedir.” sözlerinin maddi hataya dayalı olarak yazılmış olduğunun anlaşılmasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. Bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün, (1) no’lu bendinde bulunan (…inkar tazminatı isteğinin reddine) sözlerinin tümüyle karardan çıkarılarak yerine, (…takip konusu asıl alacağın %40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 5.104,87 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 09/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.