YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26776
KARAR NO : 2015/27217
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında sağlık ve çeşitli hizmetlerden avantajlı faydalanmaya yönelik hizmet paketi sözleşmelerinin imzalandığını, başlangıçta hesabından kesilen aylık ödemeler makul iken sonrasında fazladan para kesilmeye, hiçbir hizmet verilmeden tahsilat yapılmaya başlandığını, itirazlarına rağmen sözleşmelerin de sonlandırılmadığını ileri sürerek davalı ile aralarındaki sözleşmesel ilişkinin bitirilmesi, mağduriyetinin giderilerek sorumluların cezalandırılmasını ve haksız olarak kredi kartı hesabından yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiş, 16.2.2012 havale tarihli dilekçe ile ise talebinin 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile üye olduğu sözleşmeleri her yıl yenilediğini, cayma süresinde olduğu anlaşılan bir kısım sözleşmeler yönünden 3.859,00 TL nin davacı hesabına iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.767,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davacıya iadesine, 3.859,00 TL lik istemin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına bakiye maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava tüketicinin açtığı, maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece gerekçeli kararda davalının davacı tüketiciden kesmekte haklı olduğu değerlendirilen bedeller, hesaba iadesi gerçekleşen miktar üzerinden bir kısım hesaplamalar yapılmış ise de hüküm altına alınan 2.767,00 TL ye ne şekilde ulaşıldığı gerekçeli karardan anlaşılamamaktadır. Usul yasası gereğince hüküm, açık ve gerekçeli olmak zorundadır. Karar bu haliyle denetime elverişli olmayıp usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.