YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27114
KARAR NO : 2015/21055
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ilaç teminine ilişkin eczacılık sözleşmesi yapıldığını, davalının kuruma fatura ettiği reçetelerin taraflar arasındaki sözleşmenin “IV. Ödeme Zamanı” başlıklı maddesine göre kurum kaydına giren faturaların 45 gün içinde inceleneceği, bu sürede incelemenin tamamlanamaması halinde bedellerinin ödeneceği, bu şekilde ödenen reçetelerin incelenmesi sonucu kurum alacağının ortaya çıkması halinde eczane alacağından faizi ile mahsup edileceğinin düzenlendiğini, bu kapsamda davalıya ödeme yapıldıktan sonra incelenmesi tamamlanan faturalara konu reçetelerin bir kısmında kupür olmadığı, kurumca bedeli ödenmeyen ilaçların fatura edildiği, sağlık raporu ile verilmesi gereken ilaçlarda sağlık raporunun bulunmadığı ve bazı ilaçların mükerrer olarak fatura edildiğinin tespit edildiğini, bu şekilde davalıya toplam 23.306, 54 TL yersiz ödeme yapıldığını ileri sürerek:23.306, 54 YTL’nin her bir fatura ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmeye göre geriye dönük 3 aylık reçetelerin incelenebileceğinin düzenlendiği, bu açıdan davanın reddi gerektiği ayrıca ödeme yapılmadan önce kurum eczacıları tarafından incelendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında kurum sigortalısı hastaların tedavisine ilişkin ilaç bedellerine konu faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenmediği ve faturaların bedellerinin ödenmesine ilişkin şartların bulunmaması nedeniyle yapılan yersiz avans ödemesinin geri tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasında davacı kurum sigortalısı hastaların ilaçlarının teminine ilişkin 2006 yılına ait eczacılık sözleşmesinin yapıldığı ve bu kapsamda faturaların düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.Mahkemece yargılama aşamasında … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/47 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, bu davada davalının sanık olarak diğer sanık doktorlarla işbirliği içinde sahte reçete düzenlemek suretiyle kamu kurumunu dolandırmak ve resmi belgede sahtecilik suçlaması ile kamu davası açıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucu davalının da aralarında bulunduğu tüm sanıkların müsnet suçları işlemediği gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği ve kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.09.2013 tarihli onama kararıyla kararın kesinleştiği, eldeki davada ise bekletici mesele yapılan ceza davasındaki bu karara atıf yapılarak davalının sanık olarak yargılandığı ceza davasında beraat ettiği gerekçesiyle başkaca bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalının sanık olarak yargılandığı ceza davası sonucu verilen karar ile davalının kuruma fatura ettiği reçetelerin sahte olmadığı hususunun maddi olgu olarak tespit edildiği, eldeki davanın konusunun ise, davalı ile yapılan eczacılık sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak reçetelerin kuruma fatura edildiği iddiasına dayandığı, bu kapsamda; fatura ekinde yeralan reçetelerin ilaç kupürlerinin olmadığı, kurumca bedeli ödenmeyen ilaçların fatura edildiği, sağlık raporu ile verilmesi gereken ilaçlarda sağlık raporunun bulunmadığı ve bazı ilaçların mükerrer olarak fatura edildiği iddialarına dayandığı, dolayısıyla sözleşmenin uygulanmasından doğan bir ihtilaftan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davacının iddiaları kapsamında sözleşme ve ekleri ile bu sözleşme kapsamında kuruma fatura edilen ilaç reçeteleri, ödemeye ilişkin fatura vs. tüm belgeleri davacının dosyaya sunması sağlanarak ilgili belgeler üzerine de konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda sözleşmeye aykırı bir işlem olup olmadığı ve yersiz ödeme bulunup bulunmadığı hususları tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.