Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/29458 E. 2015/22168 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29458
KARAR NO : 2015/22168
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının taşınmazının satışına aracılık etmesi hususunda 31.1.2012 tarihli komisyon sözleşmesini imzaladıklarını, taşınmazın sözleşmede belirtilen ek süre içerisinde 26.5.2012 tarihinde dava dışı …’ye satıldığını, davalının alıcıya başka bir emlakçının vasıtası ile taşınmazı kendisinin göstermesine rağmen komisyon ücretini ödememesi üzerine alacağının tahsili yönünde başlatılan takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı sözleşme süresinden sonra kendi imkanları ile … isimli kişiye sattığını, davacı aracılığı ile alıcıyla görüştürülmesinin söz konusu olmadığını, bu kişinin dava dışı emlakçıyı yetkilendirip davacı ile yer gösterme tutanağının imzalandığı konusunda bilgisinin olmadığını, kendisinden istenebilecek komisyon ücretinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, gayrimenkul satışına ilişkin komisyon sözleşmesinden doğduğu ileri sürülen ücret alacağının tahsili yönünde başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 31.1.2012 başlangıç- 31.4.2012 bitiş tarihli gayrimenkul satış temsilcilik ve komisyon sözleşmesi ile davalıya ait 13/2 nolu villanın %3 komisyon ve KDV si karşılığında satışına aracılık edileceği, sözleşmenin bitiminden itibaren 120 gün içerisinde taşınmazın komisyoncunun bulduğu, yönlendirdiği kişilere satılması halinde de ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazın sözleşmede düzenlenen bu ek sürede 26.5.2012 tarihinde … adına devrinin sağlandığı sabittir. Buna göre uyuşmazlık, sözleşmedeki 120 günlük ek sürede taşınmazın davacının yer gösterdiği kişiye satılıp satılmadığı, davalının komisyon ücretinden sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalının taşınmazını sattığı 3. kişinin dava dışı emlakçı ile aralarındaki sözleşme çerçevesinde bu emlakçıya taşınmazı kendisinin gösterdiğini ileri sürerek 29.4.2012 tarihli … ve… Gayrimenkul arasındaki 13/2 nolu villayı da belirtir yer gösterme ve danışmanlık sözleşmesi ile… temsilcisi olarak Oya Kirişçi adına dava dışı …’ taşınmazın gösterildiğine dair 29.4.2012 tarihli yer gösterme formuna dayanmıştır. Davalı, dava dışı kişiler arasındaki gerçekliğini şüpheli bulduğu sözleşmelerden haberdar olmadığını savunmuştur. Gerçekten de davacının sunduğu pazarlama çalışmaları ve potansiyel müşteri raporlarında ve taraflar arasındaki elektronik yazışmalarda bu kişiye başka bir emlakçı aracılığı ile de olsa yer gösterildiğine ilişkin davalıya aktarılmış hiçbir bilgi bulunmamaktadır. 12.5.2012 tarihli elektronik posta da satıştan çok sonra kaleme alınmış olup, içeriği itibari ile de davada ileri sürülen iddiaların davalıya izahından başka sonuç doğurmayacak mahiyettedir. Davacı, sözleşmedeki ek süreye ilişkin düzenlemeden istifade edebilmek için basiretli tacir gibi davranıp taşınmazın bu kişiye satışı hususunda yer gösterme suretiyle aracılık ettiği bilgisini akidi davalıya bildirmek zorundadır. Dosya kapsamındaki deliller bu hususu ispata elverişli olmayıp bu halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalının taraf olmadığı, imzası bulunmayan, bilgisi dahilinde olduğu ispatlanamayan sözleşmeler gerekçe gösterilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair ve davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 468,75 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.