Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/33147 E. 2015/29890 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33147
KARAR NO : 2015/29890
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı …. vekili avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan …’ın vekili olarak ……..İş Mahkemesinin 2012/74 esas sayılı dava dosyası üzerinden işçilik alacaklarının tahsili için diğer davalılara karşı dava açtığını, ancak davalılar arasında yapılan sulh sonucunda, davalı …… tarafından davadan feragat edilip, kendisinin de azledildiğini, vekalet ücreti ve dava için yapmış olduğu masrafların ise ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, vekalet ücreti alacağına karşılık 1.564,40 TL’nin tüm davalılardan, masraf alacağına karşılık ise 435,60 TL’nin davalılardan …’dan 16.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın sulh değil, feragatle sonuçlandığını, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “azlin haksız olduğu, davacının takip ettiği davanın feragatle sonuçlandığı gerekçesiyle davalılardan … hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 1.200,00 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine” ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyiz üzerine Dairemizce, “Dava, davacı avukat tarafından açılan vekalet ücreti ve masraf alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece vekalet ücreti ile ilgili hüküm kurulup, masraf alacağı konusunda ise olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.” açıklamasıyla bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davalılardan …. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 1.200 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davalı …. tarafından imzalanan Avukatlık Sözleşmesi ve Görüşme Tutanağı”nda ödenecek avukatlık ücreti olarak “iş sonunda davalıdan tahsil edilen toplam alacağın %15’i oranında vekalet ücreti iş sahibi tarafından avukatlara ödenecektir…. Dava kısmi dava olarak açılacağından vekalet ücreti hesabında davanın tüm değeri (işlemiş faizler dahil olmak üzere) üzerinden hesap yapılacaktır.” şeklindeki belirlemenin Avukatlık Kanunu’nun 163. Ve 164. maddelerindeki “ücretin belirlenmesine” ilişkin hükümlerine aykırı olup, geçersiz olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının imzalamış olduğu avukatlık sözleşmesinin ücrete ilişkin kısmı geçersiz ise de, Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi gereğince, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, sözleşmenin tümünü geçersiz hale getirmeyeceğinden, sözleşmenin diğer kısımları geçerli ve tarafları bağlayıcıdır. “Avukatlık Sözleşmesi ve Görüşme Tutanağı” başlıklı sözleşmenin 1. Pragrafının son cümlesinde mevcut olan “Masraflar avukat tarafından (iş sonunda mahsup edilmek kaydıyla) karşılanacaktır.” şeklindeki hüküm de taraflar yönünden bağlayıcıdır. Bu durumda dava masraflarının işin sonunda vekalet ücreti ile birlikte ödenmesi şartıyla avukat tarafından karşılandığının kabulü gerekir. O halde somut olayda, Avukatlık Kanunu’nun 173/2. maddesi gereğince, “masrafların işin başında iş sahibi tarafından ödendiği” konusundaki karinenin aksi davacı tarafından sözleşme hükmü ile ispat edilmiş olduğundan, mahkemece davacı avukat tarafından yapılan masrafların da davalı ….’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken, sözleşme hükmü göz ardı edilerek, masraflar konusundaki talebin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. Bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.