YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33353
KARAR NO : 2015/32120
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, asıl borçlu davalı ….’ün kendisine kullandırılan kredi borcunu ödememesine rağmen, başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, …. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1875 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline; birleşen dava ile kefil ….’nın da başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, …. İcra Müdürlüğlünün 2012/3064 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takiplerin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, … İcra Müdürlüğünün 2012/1875 esas sayılı dosyasında davalıların (borçluların) itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına alacak miktarı likit olduğundan borç miktarı üzerinden hesaplanan takdiren % 20 oranındaki 6.180,20-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştekereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; birleşen dava hakkında hüküm kurulmamış; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, davacı birleşen dava ile ayrı bir talepte bulunduğuna göre, bu hususta mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, asıl ve birleştirilen davalar yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.