YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34029
KARAR NO : 2015/31285
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eczacı olup davalı Kurum ile imzalanan protokol hükümlerine göre Kurum sigortalılarına ilaç verdiğini, davalının 29.06.2007 tarihli yazısı ile eczanesinde yapılan denetim neticesinde reçete karşılığı bulunmayan ve kime ait olduğu ispatlanamayan ilaç küpürünün veya küpürü kesilmiş ilaçların bulundurulması nedeniyle sözleşmesinin 2 yıl süre ile feshedildiğinin bildirildiğini, oysa ki tutanakta belirtilen tüm küpür ve küpürü kesik ilaçların sahibi bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi kararının iptaline ve sözleşmenin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemin yasal olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin 2 yıl süre ile feshine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı kurumun sözleşmenin feshi işlemin iptaline yönelik olup, 01.02.2012 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Protokolüne eklenen ek Protokolün 7. maddesi ile 1.02.2012 tarihinde imzalanan protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve cezai şartı gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle sözleşme feshi ve/veya cezai şart uygulanmış olan işlemlerin, konusu kalmadığından durdurulacağı ve işlem yapılmayacağı öngörülmüştür. Mahkemece, bu hüküm doğrultusunda davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; protol değişikliği dolayısıyla şartlar değişmiş ve bu değişen yeni şartlar altında davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu itibarla açılan davada davalının herhangi bir kusuru sözkonusu olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olsa da davalının bir kusuru bulunmadığı gözönüne alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm bölümünün 3. ve 4. fıkralarının hükümden çıkarılarak yerine “ Davacı tarafından yapılan toplam 236,70 TL yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, kararın böylece düzeltilmesine ve bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.