Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/34057 E. 2015/28053 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34057
KARAR NO : 2015/28053
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, eczacı olduğunu,8.08.2012 tarihli davalı kurumun yazısı ile sahte rapora dayalı reçetelerin ve hasta ve hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait fiyat küpürlerinin yer aldığı reçetelerin kuruma fatura edildiğinden bahisle 2009 eczane protokolünün 6.3.10 maddeleri uyarınca 59.909,64 TL cezai işlem uygulandığını, sağlık raporlarının sahte olduğunun tespitinin mümkün olmadığını belirterek uygulanan cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için mahkemece 1.12.2013 tarihinde aldırılan 1.Bilirkişi raporunda “ huzurda görülen davada hasta ve hasta yakınlarının reçetelerinin arkasındaki imza, yazı, telefon numarası veya adreslerin kendilerine ait olmadığı sübut bulduğundan….Eczanesi hakkında 2009 yılı Eczane Protokolünün 6.3.10 maddesi gereği 49.924,70 TL cezai şart ve aynı maddi gereği 1.kez yazılı uyarı işlemi ile 4.3.6 maddesi gereği 9984,94 TL nin ödeme tarihleri itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsilinin 2009 yılı Eczane Protokolüne uygun olduğu kanaatindeyiz”görüşü belirtilmiştir.Davacının itirazı üzerine alınan 16.04.2014 tarihli bilirkişi ek raporunda “…..Protokolün 6.3.10 maddesi gereği cezai şart ve 1 kez uyarı uygulanması ile 4.3.6 maddesi gereği 9984,94 TL nin ödeme tarihleri itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsili talebinin uygun olmadığı kanaatini taşımaktayız”görüşü belirtilmiştir.. Görüldüğü üzere, yargılama sırasında alınan raporlar arasında değerlendirmeler ve varılan sonuçlar açısından tam bir çelişki bulunmaktadır Hal böyle olunca eldeki dosyada aldırılan 1.bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilemez. O halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gözetilerek, konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı  yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle  taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olacak ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilecek şekilde rapor hazırlanması sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeye  dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
  SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı   yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.