Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/34139 E. 2015/29981 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34139
KARAR NO : 2015/29981
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı avukat olduğunu, davalı .. Ltd. Şti’nin vekili olarak diğer daval.. A.Ş aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2012/11161 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takipten sonra tarafların sulh olduklarını ve kendisinin vekalet ücretini ödemediklerini, vekalet ücretini alabilmek için…. İcra Müdürlüğü’nün 2013/748 sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını,takibe davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile davalılar aleyhine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … A.Ş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde, İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir.Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında alacağın likit olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının reddine, hükmün ikinci fıkrasında bulunan ” Alacağın yargılamayı gerektirmiş olması ve likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, ” sözlerinin hükümden çıkarılarak, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin yerine aynen ” Davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 571,20 TL harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 191,00 TL harcın davacıya iadesine, 14/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.