YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36440
KARAR NO : 2015/26619
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin, 31.05.2011 tarihinde, davalı şirketin mağazasından alışveriş yaptıklarını, alışveriş yaptıkları ürünleri alıp mağazadan çıkmak istedikleri anda, çıkış kapısında bulunan alarm sisteminin çalıştığını, bunun üzerine güvenlik görevlilerinin, müvekkillerinin mağazadan çıkışlarını herkesin gözü önünde engellediklerini, müvekkili …’un tüm kişisel eşyaları ile birlikte tüm poşetlerinin izin alınmadan arandığını, aramadan sonra tekrar alarm sisteminin çalışması üzerine, soyunma kabininde üzerinin arandığını, umuma açık bir alışveriş merkezinde yaşananların müvekkillerini derinden yaraladığını,kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek her bir müvekkili için ayrı ayrı 8.000 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacılar vekili, müvekkillerinin davalı mağazadan alışveriş yaptıkların, ürünlerin ücretini ödeyip mağazadan çıkmak istedikleri sırada alarm sisteminin çalışması üzerine, güvenlik görevlileri tarafından, mağazadan çıkışlarının herkesin gözü önünde engellendiğini, müvekkili …’un kişisel eşyaları ile birlikte poşetlerinin arandığını, soyunma kabininde de üstünün arandığını, kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek her bir müvekkil için ayrı ayrı 8.000 TL manevi zararın tahsilini istemiştir. Davalı, davacıları rencide edecek herhangi bir tavır sergilenmediğini, davacı …’un üzerinin aranmasına rıza gösterdiğini, davacıların zorla alıkonulmadıklarını savnumuştur. Her ne kadar mahkemece, özel güvenlik görevlilerinin yetkileri dışında bir işlem yapmadıkları, alışveriş merkezlerinde bu ve benzeri güvenlik önlemlerinin alınmasının normal olduğu, bu tür güvenlik önlemi alınmadığı takdirde kontrolün güç olduğu kanaati ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacıların alışveriş yaptıktan sonra mağazadan çıkarken çalışan alarm sistemi sonrasında, herhangi bir kusurları olmamasına rağmen, kişisel eşyalarının aranması, davalının, yapılan incelemenin davacıların rızası hilafına olmadığına dair, davacılar üzerinde inceleme yapıldığına ilişkin kabulü ve 31.05.2011 tarihli tutanak göz önüne alındığında, davacıların şahsiyet haklarının hukuka aykırı olarak zarar gördüğü dosya içeriği ile anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalıların kusurlu eyleminin davacıda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi, saldırının niteliği göz önüne alınarak davacılar yararına makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.